·376 syf.····Okunma: 18 Mayıs 2020 02:38 Kral Menoitios'un oğlu, Akhilleus'un yeminli yoldaşı, Phthia sürgünü Patroklos tarafından anlatılır Akhilleus'un Şarkısı. Doğumundan başlayarak babasının kararıyla 9 yaşında Sparta'ya giderek Helene'ye talip oluşunu, Phthia'ya sürgüne gönderilişini, Akhilleus'la yaşadıklarını anlatır Patroklos. Aristos Achaion, Yunanistan'ın en iyisi, en büyük savaşçısı Akhilleus, hayatının da kitabın da odak noktasıdır. Akhilleus'un parlak sarı saçları, güzel sesi, lir çalışı ve doğuştan yeteneği kitap boyunca anlatılır. Yarı tanrıdır, su tanrıçası Thetis'in oğludur. Annesi tarafından ölümsüz kılınmak için topuğundan tutularak Styks Nehri'ne batırıldığı ve yalnızca ayak topuğundan öldürülebileceği efsanesi dilden dile dolaşır. Nitekim İlyada ve Odysseia'da silah işlemez değil, yalnızca olağanüstü yetenekli bir savaşçı olarak anlatılır. Bu olağanüstü savaşçılık yeteneği, Troya Savaşı'na katılırsa ona çok büyük bir şöhret de kazandıracaktır. Böylelikle Troya Savaşı'na uzanan yılları ve 10 yıl süren savaşı da okuruz kitapta. Yazarın Ben, Kirke kitabını o kadar beğenmiştim ki, ondan önce yazdığı Akhilleus'un Şarkısı'nı da bir an önce alıp okumak istemiştim. Aynı akıcı anlatımı ve mitolojiyi kurguyla birleştirişi çok güzeldi. Savaşçı Akhilleus'un yaşamını, onun hayatına en yakından ortak olan Patroklos'un gözünden görmek enteresandı. Ancak bu kitabı Ben, Kirke kadar sevmedim ne yazık ki.