Puan vermedi·192 syf.····Okunma: 18 Mayıs 2020 15:15 Bazı kitapların belirli bir konusu yoktur; kitaba başlar, aktarılan olayları okur ve kapağı kapatırsınız fakat kitabın kahramanı akılda kalır. Hele de bu kitaptaki Peçorin gibi kahramanlar asla unutulmaz. Peki neydi Peçorin'i zamanının kahramanı yapan? Savaşlarda aldığı üstün başarılar mı? Ülkesinin gelişimine katkıda bulunması mı? Ya da gençlerin izinden gidebileceği örnek kişiliği mi? Hiçbiri... Peçorin insanları küçümseyen, zayıf yanlarını yüzlerine vuran, kibirli ve neredeyse duygusuz birisi. Kadınlara düşkün. Kimi zaman bir prensese, kimi zaman evli bir kadına veya bir Tatar güzeline fakat sadakat namına hiçbir şey yok kendisinde. Yine de kibar, saygılı ve hatta entelektüel bir bey. Ölümden korkusu yok zira yaşam onun için pek de bir şey ifade etmiyor gibi. Soğukkanlı ve kurnaz bir genç subay.
-
Kitapta bir anlatıcı var ve yolculuk esnasında tanıştığı adam ona Peçorin ile anılarını anlatıyor. Sonrasında anlatıcının eline Peçorin'in günlüğü geçiyor ve kendisini yakından tanıyorsunuz. Peçorin'i delicesine seven bir kadın bakın nasıl bahsediyor ondan: "Seni bir kere sevmiş olan kadın, başka erkekleri küçümsemeden edemez, onlardan daha iyisin diye değil - yok canım! - ama senin yaradılışında kendine özgü bir şey var, gururlu, esrarlı bir şey. Ne söylersen söyle, alt edilmez bir güç var sesinde. Hiç kimsede kötülük bunca çekici değildir; kimsenin bakışı böylesi bir mutluluk vaat edemez; kimse üstünlüğünden bu derece ustalıkla yararlanamaz, üstelik kimse gerçekten senin kadar mutsuz olamaz çünkü kendini aksine inandırmaya bu kadar çaba göstermemiştir.".
-
Yazar 27 yaşında bir düelloda ölmüş. Tıpkı Puşkin gibi. İşin ilginci kitapta benzer bir düello sahnesi de Peçorin'in başından geçiyor...
-
İyi okumalar.