·423 syf.····Okunma: 20 Mayıs 2020 03:55 Kitabın sonunda sevgiden başka yüce hiçbir şeyin olmadığını vurgulayarak ve çokça verdiği insanlık dersleriyle beni mest etti. Zor hayat şartları Jan'ı kötü olmaya itmiş, dönemin adeletsizliği, sınıf farkının bu denli yüz kızartacak derecede fazla oluşu, merhametsizlik, yeğenleri için bir ekmek çalmak zorunda kalmanın sonucunda on dokuz yıl kürek mahkûmu olmaya itilen bu adamın iyi olması beklenemezdi. Cezasını çekmesine rağmen dışlanmış, hor görülmüş ve kendine sığınacak bir liman bulamayan adam piskoposun iyiliğini suistimal ederek aslında kendine büyük bir iyilik yapmış oluyor ve Jan iyilik yapmakla lanetleniyor! Keşke hepimiz iyilikle lanetlenebilsek. Dönem değişiyor kötülük değişmiyor. Ne kadar acınası... Düşene el uzatmak asıl büyük bir erdemliktir. Victor Hugo'nun romanında anlatmaya çalıştığı gibi. İyilik yapan insana alışılmamış, yaptığı iyiliklerin altında birşey arar olmuş bulamayınca kişinin kötü bir karaktere sahip olacağı düşünülmüş. Acı bir gerçek ki bizler iyilik yaptığımızda manşetler asar, televizyona çıkar, karşılığını alabilmek için zaman kollar, borç verir gibi iyilik yapar olduk. Övülmeyi bekledik.. övgüler hayır dualarından daha cazip geldi. Kendimizi yüce gösterdik ve sahtelikten ibaret koca bir maske edinmiş olduk. Önyargılarımızdan kurtulup kötü olanı iyiye teşvik etmeyi ve insanların elbet arınıp doğru kişi olacağını bilmemiz gerekir.