Ruth, 1895 yılında yazılmış, genç bir kızla öğretmeni arasındaki ilişkiye odaklanan bir roman. Kitabın otobiyografik öğeler taşıdığı da söyleniyor.(Salome'un oldukça ilginç hayatına, Freud-Niçe-Rilke ile olan ilişkilerine mutlaka bakın) Oldukça etkileyici bir kadın, güçlü bir yazar, psikanalist ve feminist.Benim Salome'dan okuduğum ilk kitap bu oldu. Güzel ve düşündüren bir okuma olmasının yanında bir takım eksiklikler ve rahatsızlık duyduğum şeyler de oldu. İncelemenin devamı için "spoiler" uyarısı yapayım.
Kitapta rahatsız olduğum nokta aslında öğrenci- öğretmen ilişkisi ve bunun hoş olmayan bir şekilde anlatımıydı. Şey demek istemiyorum, 'örf adetlerimize uygun değil-böyle şey mi olur' demiyorum (derim tabi ama bu benim kişisel görüşüm olur). İlk sayfalardan itibaren Erik'in (öğretmen) okura yansıtılamayan hisleri, bir öğrencisine karşı neden olduğu anlaşılmadan başlayan tutkusu ve öğrencisini kendi evine getirip yerleştirip üstünde bir takım psikolojik baskılar kuracak kadar değişik bir karakter olması... Bu bana kitap boyunca 'rahatsız' hissettirdi. Güçlü, zeki ve biraz asi bir genç kız olan Ruth bu erkeksi ve hiç hissetmediği baba sevgisini hissettiren kişiden tabiki etkilenecekti.. Ruth karakteri güçlü ve ayakları üzerinde durabilen özgür ruhlu bir kız olarak gösterilmek istenmiş ama kitap boyunca bunları somut olarak gösteremedi, yalnızca cümleler içinde 'öyle olduğu' söylendi yazar tarafından. O yüzden benim bakış açımdan Ruth, 14 yaşında öğretmeni tarafından elinde tutulmak istenen, yer yer istismar edilen ama farkına bile varamayacak kadar küçük olan bir kız. Ruth ile Erik arasındaki ilişkiyi "saf bir tutku" yahut "tatlı bir büyülenme" gibi yanlış tamlamalarla anlatamam ben, bana katılmayan olabilir... Salomé'un anlatışını/dilini ise hem sevdim hem sevmedim... Duygu çözümlemeleri oldukça iyiydi ancak hisleri anlayamadım. Pek çok yerde Erik'in "ona ben sahip olmalıyım, yanımda tutmalıyım vs" şekillerinde saplantılı hislerini duysak da.. Yani nasıl aşık oldular, neler hissettiler, okurken bana çok geçmedi diye düşünüyorum. Belki de düşünce tarzımdan dolayı hislerini anlamamak için ben çabaladım okurken, olabilir.
Tüm bunlara eklemek isterim ki, ben naif bir okur değilim. Pembe görüntüler ile polyanna öyküleri beklemiyorum kitaplardan :)) Sade'nin de kitaplarını okumuş biri olarak, bu kitaptan duyduğum rahatsızlık karakterlerdeki karşıtlıklar ile de alakalıydı. Özgür ruhlu bir genç kız ama öğretmeni tarafından kapana kısılmasına ses çıkaramıyor. Evine, hasta olan eşine ve Ruth yaşlarındaki çocuğuna sadık bir öğretmen ama birden 14 yaşındaki öğrencisine aşık oluyor... Ne oluyor, neden oluyor, bana hiç geçmedi bu duygular.
Yazarın diğer kitapları olan Arayışlar ve Feniçka listemde üst sıralarda yer alıyor, okumak için sabırsızlanıyorum. Ruth benim için eksik dile getirilmiş bir kitap oldu ama yazarın anlatımının büyüsünü de keşfetmiş oldum. Diğer kitaplarını heyecanla okuyacağım.