Merhaba Arkadaşlar, size moderatörlüğünü yaptığım güzel bir grupla Şaban Alıyev 'dan çıkan emre timur 'un kalemiyle #Şizofren isimli kitabı okuduk. Kitabın kurgusu,konusu sırasıyla o kadar güzel işlenmiş ki duygu geçişleri,vurucu cümleleri ile farkındalık yaratan bir etki bıraktı üzerimde...
Yazarla tanışma kitabım oldu çok teşekkür ederim. Betimlemeleri çok başarılıydı. Eserde o dönemle alakalı benzerlikler hat safhada olup şairlerin,yazarların alıntıları ve aforizmaları kendine has yorumuyla keyifle okudum. Tavsiye ederim mutlaka kütüphanenizin bir köşesinde yerini almalı...Kaleminiz daim olsun.emre timur Doğarken annesini kaybetmiş,7 yaşında babasının intiharına kendisi şahitlik etmiş,aynalardan başka arkadaşı olmayan, yetimhanede büyümüş henüz kendini tanımadan aşık olan...Hikayenin kahramanıyla başlamak istiyorum.
Üniversitede psikoloji bölümü okuyan;Müjgana aşık olan küçük yaşta aldığı kayıplar ve yaralar yüzünden üstüne birde aynı evde kaldığı devrimci arkadaşı Müjdat ve sevdiği kızın ihanetiyle sarsılır.Daha fazla bu yükü kaldıramayan Behnan kendini akıl hastanesinde tedavide bulur...
Tedavi demek pek mümkün olmayan bu hastane, 1980 yıllarında darbenin patlamasıyla ceza evlerinde pek yer kalmadığından akıl hastanelerinde bir çok kişiye işkence ve ilaçlarla, kötü koşullarla sağlıklı bir insanı bile bakımsızlıkdan ölüceği bir yer demek daha doğru olur...
Aşağıya kitapdan çok etkilendiğim bir alıntı paylaşıyorum.
"Şizofreni,"Genetik ve çevresel sebeplerle ortaya çıkan bir psikiyatrik bozukluktur."diye tanımlanır.Peki, bu tanım; şizofreni denen cehennemi yaşayan kişinin,öznel deneyimlerini özetliyor mu? yoksa bu kabusu fazlamı hafife alıyoruz? hizipleşmiş,bölünmüş bir çağda,bir deli" olarak yaşamak ve hayata tutunmaya çalışmak nedir? ve diğer ötekileştirilmişlerle birlikte bir akıl hastanesinde ömür törpülemek..."