Puan vermedi·260 syf.··
2020 29. kitabı
Kendime bir söz vermiştim bu kitabı bitirince bir inceleme gireceğime dair.. o nedenle bunu yazmak zorundaydım. Ne okuduğumu asla bilemeyeceğim. Garip, savrulmak. Ama her okuyuş sanırım bir şeylerin içine itilmek ve her tür rüzgara, manzaraya kendini gönüllüce maruz bırakmak demek. Orlando aslinda bir biyografi. Ve biz tarihin içine salınıyoruz .. tıpkı kağıt bir geminin suya itilişi gibi. Zamanının ötesinde bi yazım bu. Yüzyılları deviren, bizi zamandan mekandan, kişilerden, cinsiyetten yalıtan bir öyküye itiliyoruz. Virginia Woolf, tarihsel bir karakteri anlatıyor bize. Ve bizler okur olarak her şeye tanıklık ediyoruz Orlando ile. Yüzyılların geçişine, insanların burnu havadalıklarına, aşka, doğaya ve şiire dair ceşitli duygularla tıpkı bir kovanın suyla dolup dolup taşması gibi pek çok deneyimin içinden geçiyoruz. Bu çok eşsiz. Ama bir o kadar da karmaşık ve okuması zor. Tanıklık etmek kesinlikle zordu benim için. Çünkü nerede kimle beraber olduğumu asla anlayamadım. Orlando kimdi, tarihin hangi dönemine aitti, doğaya aşıktı ama yazamıyordu; bi şairdi ama şiirlerini asla açamıyordu, kendini çok seviyordu ama kendini aynı zamanda asla bulamıyordu. Neredeydi o? Bir an dev bir ağacın köklerine yatmış kargalara bakıyordu, bir an çocuğu için alışveriş yapıyordu. Kimdi o? Bir an erkekti, terk edilmişti ve aşkı beynini yakıyordu; bir an kadındı, giyimin hayatı ne kadar etkileyen bir şey olduğuna dair atıp tutuyordu. Bir an şiirlerini yakıyordu, bir an şiirlerini cesaretle okuyordu. Bir an çingeneler gibi gösterişsiz bir hayatı yeğlerken bir an gösterişin ve şatafatın en üst seviyesinde evinde davetler verip sosyetede boy gösteriyordu. Kendini bulmak için andan ana, mekandan mekana nasıl gectiğini ne şekilde anlatabilirim ki onun? O bile kendine seslendiğinde, hangi Orlando'nun ne zaman, nasıl geldiğini bilemiyordu. Hayatta yaşadığımız tüm deneyimler bizi değiştiriyor. Bizden bir şeyler alıyor ve bize bir şeyler katıyor. Emin olduğumuz tek şey "bunu yaşadım" hissi. Ama yaşadıklarımızla, deneyimlediklerimizle değişiyoruz ve değişim içindeki biz, içimizde yüzlerce, binlerce, iki binlerce " ben" e kapı açıyor. Kitapta yaşadığı onca şeyle yoğrulan bir karakter görüyoruz ve onu asla bulamayacağımızı anlıyoruz, bunu idrak etmek de bir noktada hüzünlüydü benim için. Çünkü kişinin kendi yüzlerce ben'inden hangisiyle olduğuna dair düşünmeye ve arayışa sokuyor okuru. Orlando'nun hangi ben'i yaşadığını bilemeyeceğim ("Peki ben hangi ben'deyim?" hissi). O da bilmiyor zaten. Emin olduğum tek şey onun doğaya ait bir insan olduğu. O doğa'yla yaşıyor, onunla deviniyor, ilhamlanıyor, uçuyor. Şimdi her şeyi unutup, Woolf'un bu eseri bir arkadaşının hayatını anlatmak amacıyla tarihsel bir karaktere uyarlayarak yazdığını düşünelim. Karmaşık değil mi? Olağanüstü geldi bu bana. Woolf sıkça tarihi gerçekliklere bağlı kalmış. Hatta onun tarihsel değinimleri kraliyetin parlak dönemlerinden, Sanayi Devrimi'yle toplumsal hayatın üstüne çöken dumanlı günleri, iklimsel değişikliklerle nemin artmasını ve bunun çevreye etkilerine kadar varıyor. Toplumdaki davranış kalıplarının değişmesini, insanların bakış açılarını, iki yüzlülüğü, duyguların dip köşe gözlerini.. her şeyi anlatıyor. Tepeden tırnağa bir temizlik nasıl gercekleşirse Woolf bize tarihsel, mekansal, duyusal, düşünsel değişimleri ve salınımları ayni titizlikle sunuyor. Ve tabii ki kitabın en güzel yanlarından biri benim için eleştirel havasıydı. Woolf, yazar olarak kendini eleştiren okları parantezlerle (neredeyse tüm parantez içleri beni hem çok güldürdü hem de aşırı hüzünlendirdi) aktarmış, ayrıca tarihin içindeki o kraliyet eşrafı havasını, elit tabakayı derinden derine, alaycı bir dille ele almış kitapta. Orlando okur için kesinlikle zorlayıcı ve farklı bir kitap. Mekan mekan gezdim ve sıkça savruldum. Eleştirdim ve eleştirildim. Böyle bir yazına kimde rastlayabilirdim bilmiyorum ama şanslı olduğumu biliyorum. Meraklı okurlara öneririm.
OrlandoVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20192,127 okunma
··
242 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.