8/10
·373 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
#Kar Kokusu# Yarı otobiyografik bir roman olan "Kar Kokusu" yazarın "Sis ve Gece" kitabından sonra yayımladığı ilk romanlarından. 1980 askeri darbe sonrasıTürkiye Komünist Partisi ( TKP ) üyesi olan bir kısım devrimci Parti tarafindan eğitim için Moskova'ya gönderilmişlerdir. Roman ismini, Moskova'nin ve soguk kış günlerinde ortaya çıkan muthiş "Kar Kokusu"ndan almıştır. Turkiyede 1980 öncesi, komünizm baskısı baş göstermiş, sağ ve sol çatışmalar, ülkedeki iç karışıklık giderek artmış, 12 eylül askeri darbesi ile askerler yönetime el koymuşlar, sağ ve sol kesimden bir çok kişi yakalanmış, gözaltına alınmış, tutuklanmış, asker hem içerde hem dışarda tabiri caizse adeta temizliğe başlamış. Dönemin ayakta kalan en güçlü partilerinden biriside TKP partisiydi. Devlete, askere direnenlerden briiside bu parti ve militanlarıydı. Aşırı cuntanın başı mitinglerde sürekli TKP' yi hedef gösteriyor. Siyasi polis partiye sızmak için elinden gelen herşeyi yapıyordu. MIT partiye sızmak için yıllarını harcamış ve nihayet birisini parti içerisine sokmayı başarmıştır. "Gözcü" ismini verdikleri bu kişi parti içerisindeki bir çok kişinin yakalanmasını sağlamış. Ancak o dönemde TKP halen tam anlamıyla çözülebilmiş değildi. MIT, TKP'yi düşmanın iç uzantısı olarak görmekteydi. Bu nedenle içeriye sızdırılan "Gözcü", gizliliği efsane haline gelmiş olan bu 60 küsür yıllık partinin yöneticilerini açığa çıkaracak, çalışmalar kontrol altına alınacaktı. Ama işler umulduğu gibi gitmedi. Partinin tamamen çözülebilmesi için sadece ülkedeki değil TKP'nin Sovyetler Birliği bağlantısıda dikkata alınarak, bu örgütün dağıtılması istenilmekteydi.Ancak Yıldırım'ın da dahil olduğu MIT içerisindeki bir grup sivil yöneticiler, gözcünün bu şekilde kullanılmasının çok tehlikeli olduğunu söylüyorlardı. Ancak o zaman tamamen askeri yönetime dahil olan kesim ise partinin, yurt dışındaki hücresininde çokertilmesini istiyordu. Ancak bu husus sanıldığı gibi kolay değildi ve çok tehlikeliydi. Bu esnada TKP partisi içerisindeki MIT elemani olan "Gözcü" parti tarafindan eğitim için yurtdışına Moskova'ya gönderildi.Böylece askeri kesimin istediği ayağına gelmiş oldu veTKP' nin yutdışı bağlantısı açığa çıkarılacak, vatan hainleri suç üstü yakalanacaklardi. Yurt dışında Gözcüyle iletişim kuracak olan kişide MIT görevlisi Binbaşı Yıldırım'dı. Yıldırım ise yurt dışındaki bu operasyonun çok tehlikeli olduğunu, gözcünün açığa çıkma ihtimali bulundugunu, onu böyle bir olay için kullanmamaları gerektiğini, gözcünün partide git gide dahada güçlendiğini ve gelecekte çok iyi bir konumda olacağını ve ilerde daha çok işlerine yarayacağını düşünmekteydi. Ancak askeri kesim ısrarla bu operasyonun yürütülmesi istiyordu. Rus gizli servisi KGB, parti içerisinde bir köstebek olduğunu anlamışlar ve Yıldırım'ı takip ederek gözcü ile aralarındaki şifreli mesajı çözmüşlerdi. Binbaşı Yıldırımı ve gözcüyü yakalamaları an meselesiydi. Bu nedenle KGB ajanları hem Türk büyükelçiliğinde görevli Yıldırımı hemde TKP'nin eğitim gören öğrencilerini takibe almışlardı. Bu öğrenciler arasından birisinin gözcü olduğunu ve Yıldırım ile buluşacağına kesin gözüyle bakıyorlardı. KGB ajanlarından Viktor ile Nikolay, partinin egitim için gönderdikleri öğrencilerin kaldığı Kurkino beldesindeki ögrenci yurdu ve okulunu takibe aldılar. Bu esnada Mehmet isimli ögrenci, sırtına demir saplanmış bir vaziyette ölü olarak bulunur. Bu aşamadan sonra hem cinayet soruşturması hemde parti içerisindeki köstebeği yakalama soruşturması müthiş bir heyecanla başlamış olur. Mehmeti öldüren kimdi ? KGB ajanları Mehmet'in fail yada faillerini tespit edebileceklermiydi? Mehmet'i öldüren kişi gözcümüydü ? Buluşma yerini belirten gizli şifrenin çözüldüğünü bilmeyen Yıldırım ile Gözcü buluşabileceklermiydi? Yoksa hem Yıldırım hemde gözcü yakalanacakmiydi ? Soruşturma ilerledikçe ortaya çıkan müthiş gerçekler ve ayrıntılar...Şüpheli şahısların sorgusu ve yapılan işkenceler...Sebahattin Ali'den-Nazım Hikmete, Karl Marx'tan- Staline... Komünizmin dünyadaki ve ülkedeki etkisine... Kızıl meydandan-lenin tepelerine... Nazım Hikmet ile birlikte Gogol ve Çehov gibi ünlülerin yattığı Novodeviçoy Mezarlığına... Türk rakısından-Rus Votkasına kadar bir çok konuya değinildiği görülmektedir. Kitabın sonunda Yıldırım'ın, yazarın "Sis ve gece" isimli romanındaki binbaşı Yıldırım olduğu anlaşılmakta. Yine kitabın belli bir kısmında "Sis ve Gece"nin başkahramanı Sedat'tan bahsettiği görülmekte. Kitabın sonu ise sanki devamı yazılacakmış gibi, devamı varmış gibi, ilginç bir şekilde bitmekte. Sonu biraz daha farklı bitebilirdi diye düşünüyorum. Kitabın sonu hariç genel olarak beğendim diyebilirim.Ancak kitaptaki birbirine benzer aynı parti üyesi birden fazla olan karakterler insanın kafasını karıştırıyor desem yeridir. Tehlike, yaşamı daha anlamlı mı kılardı yoksa yaşamı riske mi atardı ? İşlediği konu itibariyle biraz sıkıcı olabilir, bu yüzden herkesi içine çekmeyebilir. Ama kötü bir kitap değildi. Tavsiye ederim.Herkese keyifli okumalar dilerim.
Kar KokusuAhmet Ümit · Everest Yayınları · 20189,4bin okunma
7 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.