#Kar Kokusu#
Yarı otobiyografik bir roman olan "Kar Kokusu" yazarın "Sis ve Gece" kitabından sonra yayımladığı ilk romanlarından.
1980 askeri darbe sonrasıTürkiye Komünist Partisi ( TKP ) üyesi olan bir kısım devrimci Parti tarafindan eğitim için Moskova'ya gönderilmişlerdir. Roman ismini, Moskova'nin ve soguk kış günlerinde ortaya çıkan muthiş "Kar Kokusu"ndan almıştır.
Turkiyede 1980 öncesi, komünizm baskısı baş göstermiş, sağ ve sol çatışmalar, ülkedeki iç karışıklık giderek artmış, 12 eylül askeri darbesi ile askerler yönetime el koymuşlar, sağ ve sol kesimden bir çok kişi yakalanmış, gözaltına alınmış, tutuklanmış, asker hem içerde hem dışarda tabiri caizse adeta temizliğe başlamış. Dönemin ayakta kalan en güçlü partilerinden biriside TKP partisiydi. Devlete, askere direnenlerden briiside bu parti ve militanlarıydı.
Aşırı cuntanın başı mitinglerde sürekli TKP' yi hedef gösteriyor. Siyasi polis partiye sızmak için elinden gelen herşeyi yapıyordu. MIT partiye sızmak için yıllarını harcamış ve nihayet birisini parti içerisine sokmayı başarmıştır. "Gözcü" ismini verdikleri bu kişi parti içerisindeki bir çok kişinin yakalanmasını sağlamış. Ancak o dönemde TKP halen tam anlamıyla çözülebilmiş değildi.
MIT, TKP'yi düşmanın iç uzantısı olarak görmekteydi. Bu nedenle içeriye sızdırılan "Gözcü", gizliliği efsane haline gelmiş olan bu 60 küsür yıllık partinin yöneticilerini açığa çıkaracak, çalışmalar kontrol altına alınacaktı. Ama işler umulduğu gibi gitmedi.
Partinin tamamen çözülebilmesi için sadece ülkedeki değil TKP'nin Sovyetler Birliği bağlantısıda dikkata alınarak, bu örgütün dağıtılması istenilmekteydi.Ancak Yıldırım'ın da dahil olduğu MIT içerisindeki bir grup sivil yöneticiler, gözcünün bu şekilde kullanılmasının çok tehlikeli olduğunu söylüyorlardı. Ancak o