Atıf YILMAZ

Atıf YILMAZ
@ayilmaz40
"Adalet yerini bulsunda, varsın dünya batsın."

Atıf YILMAZ

, bir kitap okudu
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
Agatha Christie
8.7/10 · 43,6bin okunma
Reklam
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
~Agatha Christie-On Küçük Zenci~ Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve eminimki son kitabıda olmayacak. Bu yazara başlamama Ahmet Ümit sebep oldu diyebilirim. Ahmet Ümit' bazı kitaplarında Agatha Christie'den bahsettiğini ve doğal olarakta etkilendiğini biliyorum. Sanırım bende Ahmet Ümit'ten etkilenerek başladım diyebilirim. Kısa bir araştırma ile Polisiye edebiyatının en önemli isimlerinden birisi olan İngiliz yazar Agatha Christie'nin yaklaşık 80 küsur kitabı olduğunu ve uzun bir süre önce 1976 yılında öldüğünü öğrendim. Bu da gösteriyor ki, yazarın kitaplarının çok eskiye dayandığı, özellikle teknolojik imkanların günümüzle kıyaslanamayacak derecede az olduğu, hatta olmadığı dönemlerde yazıldığını ortaya koymakta. Bu durum beni daha da meraklandırdı desem yeridir. Çünkü, eski zamanlarda yazılmış kitapların kurgusunun daha doğal, daha heyecanlı ve gizemli olduğuna inananlardanım. Yazar kitaplarında, zekası, espri yeteneği, keskin gözlemciliği ile dikkat çeken bir dedektif olan "Hercule Poirot" ile sevimli yaşlı bir kadın olan amatör dedektif "Miss Marple" karakterlerini yaratmış. Yazar her ne kadar polisiye kitaplarıyla bilinsede, bir dönem "Mary Westmacott" takma adıyla aşk romanlarıda yazmıştır. Okumuş olduğum "On küçük Zenci" kitabınında yazarın en önemli kitaplarından birisi olduğu söylenmektedir. Hatta yazar kendi beyanında da bu kitap için; " Bu kitabımın yazılması çok zor olduğu için ve de konu beni büyüledi diye yazmıştım. On kişinin insanlara hiçte saçma gelmeyecek bir şekilde öldürülmeleri ve bu arada katilin kimliğinin açığa çıkmaması gerekiyordu. Kitabı uzun bir planlama sürecinden sonra yazdım ve ortaya çıkan sonuçtan çok mutlu oldum. " diye söylemiştir. Evet gerçektende kitapta, çeşitli meslek mensubu on kişi, ( doktor, yargıç,
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201843,6bin okunma
8/10
·373 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
#Kar Kokusu# Yarı otobiyografik bir roman olan "Kar Kokusu" yazarın "Sis ve Gece" kitabından sonra yayımladığı ilk romanlarından. 1980 askeri darbe sonrasıTürkiye Komünist Partisi ( TKP ) üyesi olan bir kısım devrimci Parti tarafindan eğitim için Moskova'ya gönderilmişlerdir. Roman ismini, Moskova'nin ve soguk kış günlerinde ortaya çıkan muthiş "Kar Kokusu"ndan almıştır. Turkiyede 1980 öncesi, komünizm baskısı baş göstermiş, sağ ve sol çatışmalar, ülkedeki iç karışıklık giderek artmış, 12 eylül askeri darbesi ile askerler yönetime el koymuşlar, sağ ve sol kesimden bir çok kişi yakalanmış, gözaltına alınmış, tutuklanmış, asker hem içerde hem dışarda tabiri caizse adeta temizliğe başlamış. Dönemin ayakta kalan en güçlü partilerinden biriside TKP partisiydi. Devlete, askere direnenlerden briiside bu parti ve militanlarıydı. Aşırı cuntanın başı mitinglerde sürekli TKP' yi hedef gösteriyor. Siyasi polis partiye sızmak için elinden gelen herşeyi yapıyordu. MIT partiye sızmak için yıllarını harcamış ve nihayet birisini parti içerisine sokmayı başarmıştır. "Gözcü" ismini verdikleri bu kişi parti içerisindeki bir çok kişinin yakalanmasını sağlamış. Ancak o dönemde TKP halen tam anlamıyla çözülebilmiş değildi. MIT, TKP'yi düşmanın iç uzantısı olarak görmekteydi. Bu nedenle içeriye sızdırılan "Gözcü", gizliliği efsane haline gelmiş olan bu 60 küsür yıllık partinin yöneticilerini açığa çıkaracak, çalışmalar kontrol altına alınacaktı. Ama işler umulduğu gibi gitmedi. Partinin tamamen çözülebilmesi için sadece ülkedeki değil TKP'nin Sovyetler Birliği bağlantısıda dikkata alınarak, bu örgütün dağıtılması istenilmekteydi.Ancak Yıldırım'ın da dahil olduğu MIT içerisindeki bir grup sivil yöneticiler, gözcünün bu şekilde kullanılmasının çok tehlikeli olduğunu söylüyorlardı. Ancak o
Kar KokusuAhmet Ümit · Everest Yayınları · 20189,4bin okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
#Simyacı# Uzun suredir okumak istediğim merak ettiğim kitaplardan birisiydi Simyacı. Kitapta genel olarak, çoban olan Santiego'nun hazinesini bulmak için endülüsten, mısır piramitlerine doğru uzanan yolculuğunu ve bu yolculuğun felsefi mesajlarla dolu serüveni anlatılmaktadır. Yine kitapta kutsal kitaplardan, rüyalardan, aşk ve mısır piramitlerinden bahsedilerek okurları mistik bir serüvene çıkaran, belkide önemli hazinelerin insanın yanı başında olduğu mesajını veren bir eser diyebiliriz. Kitap her ne kadar akici olsada, felsefi mesajlar verdiğinden yavaş yavaş, sindire sindire ve not alınarak okunursa daha anlaşılır olacağını düşüncesindeyim. Hizli okunursa ilk okuyuşta verilen mesajlar çok iyi anlaşılamayabilir. Hayal kurmayı seven, felsefi düşünce ve sözleri seven kişilerin daha çok sevebileceği tarzda bir kitap. Genel olarak güzel bir kitap, yorumlara ve kitabın dünya çapında satışına bakıldığında bu kadar beğenilen bir kitap olmasinin altinda yatan gerceğin gercekten iyi kurgulanmis bir kitap mi olmasi yoksa başka bir nedene mi dayandığı hususunu da siz degerli okurlarin yorumlarina birakiyorum. Keyifli okumalar diliyorum herkese.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma