#Camdaki Kız#
Yazarın " Kral Kaybederse" kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı.Yazarın yalin ve insanın içine işleyen müthiş bir anlatımı var. Yazarin sık sık iç sesiyle olaya müdahil olmasi da kitaba ayrı bir hava katmakta. Yazar yasanmiş bir hikayeyi öyle güzel kurgulayarak anlatiyorki insan hiç sıkılmadan bir çırpıda kitabı bitiriveriyor.
Kitabın konusunun gerçek olmasi dolayisiyla, okuduktan sonra haber sayfalarında geçmişe dönük araştırma bile yaptırıyor bu kitap insana.
Ben yazarın anlatım tarzını ve samimiyetini çok beğendim. İnsanı sıkmadan hayata dair gerçek yaşanmışlıklar üzerinden, psikoterapik mesajlar vermesi çok iyi diyebilirim.
Yazarın okuduğum diğer kitabında da olduğu gibi, bu kitabında da, İnsanın geçmişinin, özellikle çocukluğunun geleceğini nasıl şekillendirdiği, geçmişindeki korkuları yenmenin ne denli önemli olduğunu bizlere anlatmakta.
Yazarın kitapta üzerinde en çok durduğu husus; Kader motifi ve bilinçdışı.Hastaları analiz ederken bu kavramlari sık sık açıklamakta, olayları ve davranışları bu kavramlarla bağdaştırmaktadir. Yazar kader motifini psikolojide tekrarlayan döngüler, insanın kendi ödülünü de cezasını da kendisinin bulması, insanin dönüp dolaşıp çocukluk travmalarını kendine tekrar tekrar yaşatması şeklinde anlatmaktadır. Yazar bu hususları hayata dair örneklerle tasvir ederek ve açıklayarak bizlere anlatmaktadır.
Aslında yazarın okumuş olduğum her iki kitabından da, insanın yaşadıklarının ve ilerde yaşayacaklarinin, çocukluğundan itibaren şekillendiği, insanın çocukluğunda yaşadıkları yalnizlik, sevgisizlik, umutsuzluk, terk edilme, aşağılanma, değer verilmeme ve insanın karanlığa itilmesinin, geleceğini olumsuz olarak nasıl etkilediği anlatılmaktadir.
Kitabın hüzünlü bir havası var. Başlangıcından bitişine kadar bu hüzünlü