·326 syf.····Okunma: 24 Mayıs 2020 20:45 Doğu Almanya'da komplo-bozuculuk ( casusluk ) yapan bir yazar...
Kendini bulmaya çalışan , kaçmaya çalıştığı şeyin aslında kendini tanımak adına yaptığı yegane şey olduğunu , hedefin varılan yer değil gidilen yol olduğunu anlayan W.
Betimlenen o loş bodrumları, ıssız kalabalıkları iliklerimde hissettim...
Herkesin kaçmak istediği yerde birbirine bekçilik yapması , otorite tarafından aşılanan inançsızlık ve sırf inanmadıkları için gerçekleşemeyen hayaller...
İktidarın karşıt görüşler, bu görüşlerle eyleme geçen olaylar olmadan kendi varlığını kanıtlayamaması... ( ? )
''Biz sistemi sürdürenleriz, ama karşıtı kalmamış bir sistem nedir ki! İktidarın gücü nereye yönelecek sorarım size. '' (syf.174)
''Düşmanca - negatif güçler '' => ortak korku ... Yoksa yarat , çözülmeye izin verme. Korku en büyük güvencen olsun.
'' Ve teknenin nereye gittiğini bir tek biz biliyoruz, başka hiç kimse bilmez. Sizin bilmemeniz gerek, çünkü tekne sizden geçerek ilerliyor.'' ( syf. 215 )
Büyük bir bekleyiş, radyoda batı kanalları , gizli kapaklı getirilen batı dergilerinde kendi geleceğinden bahsedilen , bir yerlerde durumunu bilen ,seni anlayan insanların varlığını aramak , sabretmek, sabretmek...
Duygularını , arzularını tatmin edememekle beraber gelen vurdumduymazlık ... Ama bu tehlikeli ( ! ) , görüşünü , tarafını her yerde belli etmek zorundasın ( tabi belli bir görüşü ) ...
Akıllarda başka diyarlarda geçen başka hayatlar .... Dillerde ''Cumhuriyetimizi seviyoruz! '
Aklıma sıkça 1984 kitabı geldi . 1984'te kurgu olduğunu bilmekle beraber yaşadığım ürpertileri bu kitaptaki gerçeklikle beraber tekrar yaşadım. Berlin Duvarına neden '' Utanç Duvarı'' dendiğini anladım...
Kitap okunması kolay bir kitap değildi ama verdiğim emekle daha değerli oldu benim için. İyiki okudum...
Tarihte utanç verici diyebileceğim bir döneme daha duygularımla şahit oldum.
İnançsızlık duvarının hapsettiği hayatların , hapisten firar etmeyi arzulayanların her daim etrafındaki '' yoldaş ''ları ve kendi de dahil gözetlendiği bir dünya ve bunun kurgu olmadığını bilmek ( 1984 ! ) , gelecekten korkmak...
Uyanık olmalı ve '' karanlıktan aydınlığa bakarken '' çıkardığımız dersleri unutmamalı...