Yerli bir polisiye kitabı ile şubat ayı okumalarıma devam ediyorum. Aslında başka bir kitap okuyorum ama yavaş ilerlediğinden ve şubat ayı bitmek üzere olduğundan araya sıkıştırtığım bir market kitabıydı "Ateşin Aşkı Semezeni Öldürmek" benim için. Biraz tasavvuf içermesine önyargı yaklaşsam da polisiye olması "okunur" dedirtti bana. İlk cümlelerden itibaren de kendimi bir Ahmet Ümit kitabı içinde buldum diyebilirim.
Kitap Konya'da bulunun esrarengiz bir cinayetle başlıyor ve olay örgüsü de haliyle katilin peşinden sorgularla devam ediyor. Yazarımızın Ahmet Ümitten fazlasıyla esinlendiğini de işte bu noktada düşünmeye başlıyorsunuz.Ahmet Ümit kitaplarının karakterleri Başkomser Nevzat’ın yerini Cavit komiser ,Ali’nin ve Zeynep’in yerini Yavuz ve İrem ,Evgenia’nın yerini gazeteci Işıl almış durumda. Hatta Nevzat komiserin kaybettiği kızı ve eşi gibi Cavit komiser de annesi ve kız kardeşini yakın zamanda kaybetmenin verdiği psikoloji içinde yakınlarına karşı babacan şuçlulara karşı sert tutum içinde.Bu kadar esinlenmeye rağmen çok rahatsız olduğumu söyleyemem aslında. Gayet akıcı ve sürükleyici bir şekilde okumamım yanı sıra semazenlik ile ilgili bilmediğim de bir sürü güzel şey öğrendim diyebilirim. Kitapta beni zorlayan şey sadece her birkaç sayfada ortaya çıkan yeni yan karakterler idi. O kadar çok insan girdi ki isimleri ve kim olduklarını sona doğru aklımda tutamadan sadece ana karakterlere ve olaya odaklandım. Bu kadar kalabalığın için de yine de katili tahmin edebilmeyi başardım.
Yazarımız anladığım kadarıyla aynı karakterler üzerinden başka olaylar ile devam edecekmiş (yada etmiş diğer kitaplarını okumadığım için bilemiyorum devam ettiyse bir esinlenme daha derim buna da).Heyecanlı ,sürükleyici öğretici olması yeterli benim için "denk gelirse okurum" diyebileceğim