Puan vermedi·170 syf.····Okunma: 28 Mayıs 2020 22:41 Her şeyden önce kitabın alegorik bir eser olduğunu vurgulamak istiyorum. Yani kitabı birçok romana esin kaynağı olmuş, ilk roman türü eser gözüyle okumak ondan beklenileni almayıp kitabı sıkıcı bir hale getirebilir. Kitaba başlamadan önce kitabın özellikle İbn Sina'nın felsefi görüşünü bir hikaye aracılığı ile anlattığının bilincinde olmakta fayda vardır. Çünkü İbn Sina'yı ve felsefesini tanımayanlar için kitap çoğu yerde anlaşılmaz ve sıkıcı bir hal alabilir. Zira sık sık hikayeye ara verilip kahramanın düşüncesi olarak uzun uzun felsefi konular ele alınmaktadır. İbn Tufeyl'in giriş kısmında söylediği 'Benden İslam felsefecilerinin önderlerinden Ebu Ali bin Sina'nın Hikmet-i Meşriki (Doğu Hikmeti) adlı eserinde dile getirdiği bazı sırları açıklamamı istiyorsun. Gerçeği olduğu gibi anlamak isteyenler için böylesi sırları araştırmak zorunludur. Sana bunları gücümün yettiği ölçüde açıklamaya çalışacağım.' ve 'İstediğin bilgileri Hay bin Yakzan adını verdiğim bir öykü aracılığı ile iletmeye çalışacağım. İbn Sina'nın insanları yola girmek için isteklendiren, özendiren, akıl ve zekâ sahiplerine ibret veren Hay bin Yakzan ile Salaman ve Absal mesellerinden esinlenerek kurduğum bu öyküyü iyi izlersen Hay bin Yakzan ile birlikte istediğin gerçeklere ulaşabilirsin.' ifadeler de bu durumu açıklamaktadır.
Kitabı değerlendirecek olursam öncelikle büyük bir ilgi, alaka ve sevgi ile okuduğumu belirtmeliyim. Bir insanın hayatının başından itibaren hikmet arayışını konu edinen kitap aslında insanlara yukarıda bahsettiğim İbn Sina felsefesi ve sistemini sıfırdan anlatmaktadır. Buradaki sıfırdan kastım tabi ki İbn Sina ve felsefesi hakkında hiçbir bilgiye sahip olmayanların anlayacağı seviyeden başlayarak değildir. Kastettiğim şey sistemin en başından başlayarak anlatılmasıdır. Kitap giriş kısmında da belirttiği amacını okuyucuya gayet iyi sunmaktadır.