Irene... Orta halli bir evlilik ile hayatını sürdüren burjuva bir kadın... Bir program sonrası tanıştığı,daha sonrasında söyledikleri kendisine hicbir anlam ifade etmeyecek genç, yaratıcı fakat lümpen bir piyanist ile kocasını aldatır. Sevgilisinin aşığı ile karşılaşana dek hayatından hiçbir fedakarlık etmeden yeni bir heycana kavuştuğunu sanan Irene, o günden sonra hayatında bitmek bilmez bir korku ile yaşamaya başlar...
Önce evden çıkamaz hale gelir,sonrasında ise evliliğini, sahip olduklarını ,hayatını ve yaşadığı burjuva dünyasının sahtekarlıklarını sorgular. Zaman içinde sevgilisinin aşığı tarafından artan şantajlar ile Irene akil sağlığını kaybetme noktasına gelir. Ve hayatına dair büyük bir çıkmaza girer.
Yaşamak ile ölüm arasındaki o ince çizgide son defa kocasi ile yüzleşecek olan Irene, gerçekten pişman mıdır? Yoksa herşey göründüğünden olabildiğince farklı ve bir intikam vari bir geri alma dürtüsünün eseri midir ?
Her zamanki Zweig betimlemeleri ile süslü bu korku odaklı güzel öyküyü keyifle okumanızı dilerim :)
KorkuStefan Zweig