Baş karakterimiz İrlanda'nın bağımsızlık mücadelesine katılır. Görünüşte amaçlarına ulaşmışlardır ancak hayal ettikleri ülke hala çok uzaktadır. Uğruna savaştığı bu topraklarda yaşayamayacağını anladığında Antarktika yakınlarında bir adaya meteoroloji uzmanı olarak gider.
Bu öte dünyada sessiz, sakin, kitaplarıyla bir yıl geçirecektir. Ancak adada onu işgalci sıfatıyla gören ve yemek isteyen canavarlar beklemektedir. Sessizlik vaad eden ada yaşamak için verdiği mücadeleyle savaş alanına dönüşür.
Canavarlar kendisinden farklı olan insanı öldürmek ister. İnsan da kendisini öldürmek isteyen bir canavarla mücadele etmek fikrini düşünmeden kabul eder. Her iki taraf da ötekileştirmeden birbirini tanımlayamaz. Önlerindeki en büyük engel de ortak bir dili konuşamıyor olmalarıdır. Oysa birlikte yaşamanın, öldürmeden bir arada bulunmanın mümkün olduğunu da evcilleştirdikleri canavarla bizzat görmüşlerdir.
Önceleri yaşama ümidiyle gemi yolu gözleyen uzman, sonrasında kendisini almak için gelen gemiyi umursamaz bile. Onun için mücadele sona ermiştir. Geçen zaman yaşama aşk ve şevkini götürmüştür. Kendini almaya gelen adamlarla yapacağı dönüş yolculuğuna dahi tahammülü yoktur. Önceden canavar olarak gördüklerini tanımayı, onlarla yaşamayı, bu mümkün değilse de ölmeyi tercih edecektir.