8/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
Dünya Klasikleri dendiği zaman akla gelen ilk kitaplardan biri Anna Karenina. Birçok yazar tarafından övüldüğü ve birçok insan tarafından mutlaka okunması gerektiği söylenen kitaplardan. Ben şahsen bu kadar iddialı konuşamam belki ama okuma alışkanlığı olan birinin de bu kitabı okuyup beğenmemesi ihtimali olduğunu düşünmüyorum. Evet, son derece uzun ve belki yorucu bir kitap çünkü yer yer uzun betimlemeler ile sizi biraz konunun dışına itebiliyor. Ama bir yandan da yazarın asıl amacı Levin karakteri üzerinden dönem yaşantısı hakkındaki ve din üzerindeki düşüncelerini anlatmak olduğu için bu durum anlaşılabilir bence. O yüzden yiğidi öldürüp hakkını yemeyelim olay örgüsü gerçekten harika hele o karakterler… Yani kanlı canlı birer insan gibi hepsi aklımda. Sanki onları okumadım da yaşadım gibi hissediyorum. Bir yandan da ben kitapta yazarın bizi ittiği şekilde Anna’ya kızamadım daha çok yaptığı şeyin çok büyük bir cesaret gerektirdiğini düşünüyorum. Aşkı için yaşadığı zorluklar karşısındaki tutumu ile beni çok etkiledi ve bu yüzden onda güçlü bir kadın gördüm. Dolayısıyla intiharı beni şok etti. Anna bunlarla uğraşırken ise toplumun bu ihanetin suç ortağı olan Vronsky’e sütten çıkmış ak kaşıkmışçasına göz yumması sinirlerimi bozdu. Ne rütbesini ne de adını hiçbir şeyini kaybetmeyen bir adama karşılık bu adamla aynı ihaneti paylaşan kadın için aforoz cezası kesilmesi çok rahatsız edici. Üstelik dini ve politik bazı nedenlerden ötürü ne boşanıp kurtulabiliyor ne de evli kalabiliyor oluşu da her anlamda karakterin elini kolunu bağlıyordu. Çaresiz durumda kalan bu kadını intihara sürükleyen toplum sonrasında ise kendisinin bu intiharda hiç rolü yokmuş gibi ölmüş olanın arkasından hak ettiğini savunuyordu. Şayet o bu ölümü hak ettiyse bir insanın kendini katletmesine neden olan toplumun cezası nedir? Bu cezayı kim kesecek? Şeklinde düşünmeye itti beni. Kitaba adını veren karakter bunları yaşarken ise kitapta iki çift daha anlatılıyor. Dolly ve Stepan Arkadyiç’in ilişkisi benim gözümde o dönemdeki çoğu ilişkinin kitaptaki birer tasviri gibi. Adam sadakatsiz ama boşanma asla hoş karşılanmayacağı ve kadını zor durumda bırakacağı için kadın susup oturmak zorunda. Bu da yukarıdaki gibi toplumun kadını dışlamaya ve yok etmeye, ezmeye yönelik tutumunun bir yansıması. Kitty ve Levin ilişkisi ise aslında ideal ilişkiyi temsil ediyor. Birbirini severek sayarak bir araya gelen iki insanın ilişkisi zorluk ne olursa olsun aşmayı başarıyor ve mutluluk onların üzerine parlıyor. Bu kitapta Tolstoy her kadın karakterinin iç dünyasını o kadar iyi yansıtmıştır ki eşi kendisini bu kadar iyi anlamadığını söylemiştir. Bu da bence sevimli bir anekdottur.
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.