Din ve İdeoloji
Puan vermedi·188 syf.··
2020 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2020 22:35
Yıllar önce Merhum Şerif Mardin'in Bediüzzaman Said Nursi Olayı kitabını okumuştum. Bu kitabı da uzun zaman kitaplığımda idi yeni okuma firsatı buldum. Ve oldukça verimli bir okuma oldu benim için. Şerif Mardin Türkiye'de iki güçlü ideolojik grubu yani hem geleneksel-muhafazakar kesimi hem de Kemalist kesimi çok sert eleştirdigi icin çok da isminden bahsedilmez. Ne yazık ki sosyolog diye her iki kesimin reklamini yaptigi isimler ortada. Şerif Mardin gibi bir ismin böyle münzevi kalması da aslinda eleştirel ahlakindan kaynakli. Şerif Mardin'in entelektüel konunlanışında (öz)eleştirel düşünceye ne kadar değer verdiğini 2.basıma özsöz yazısından anlıyoruz. Nitekim bu önsözün tarihi kitapta yoktu ve yayınevinden aldığım bilgiye göre 1986 yılımda ikinci basım yapılmış. Ve kitabın ilk baskısı 1969 yılında yapılmış. O zaman bu kadar verimli bir kitabın yazılabilmesini takdiri elbette bana düşmüyor ama ikinci basımda önceki basımda metod üzerine birkaç eleştiri yapıyor kendisine yazar. Ne kadar da ihtiyaç duydugumuz bir durum. Kitabın girişi kendim için söyleyeyim ağır ilerleyen bir okuma oldu. Uzun zamandır felsefe-sosyoloji disiplinlerine uzak kalmamın da sanirsam ciddi bir etkisi olsa gerek. Kısa da olsa yan okumalar yapmama vesile oldu. Max Weber'in protestan ahlakı ve kapitalizm ruhu'ndan Durkheim'e ve Marx'a yada Feuerbach'ın teolojik göruşlerine yer yer parantez açıp okumalar yapma ihtiyacı hissettim. Birinci bölümün felsefî ağırlığından sonra yazar ikinci bolumde daha çok dinsel davranış yada duygulanım'ın psikolojik alt-incelemesi uzerinde duruyor. Freud psikanalizi ve Erikson'un psikososyal göruşleri altında incelemeye tutuyor. Üçüncü bolum din sosyolojisi açisindan İslam ve tarihine bakıyor. Özelikle ümmet kavramı uzerinde duruyor ve bunun saltanat güdüsü altındaki eğilimi inceleniyor. Sonraki bölümlerde ise Osmanlıda toplumun ozellikle hiyerarşik şekillenisine ve bu katmanlarda dinin kazandığı "şekiller" inceleniyor. Burasının benim icin ciddi katkisi oldugunu soyleyebilirim. Halk nezdindeki bazi davranişların yada "hurade"leri eskiden sert bir sekilde elestirip reddediyordum ve bunun tatihî arkaplanini hic dusunmuyordum. Saray eşrafi tarafindan şekillenen Sunni-doktriner islama karşı aslinda "hurafe"lerle dolu olup şekillenen heterodoks-sufî islamı halkin iktidara da bir protest kültür tanimi boyutu tasiyordu. Yazar tarihsel olarak guzel irdelemeis burayi. Cumhuriyet donemi ve sonrasinda ise modern şaşkinlik icindeki aydinlarin dini ele alişlarinin ciddi bir eleştirisi var. Ziya Gokalp uzerinden bir elestiri sunuyor yazar. Iktisad-ekonomi ile ilgili olan yerler benin icin bjraz mechul kaldi sanirsam ekonomiye karsi olan soguk durusumdan olsa gerek. O kisimlari can sıkıcı bir sekilde okudim. Ki bireysel bir zaafiyetim bu da. 1968 Izmir'de yaptigi bir arastirma uzerinden de kitap sonlaniyor. Son zamanlarda okudugum en verimli kitaplardan biri idi.
Felsefe
Din ve İdeolojiŞerif Mardin · İletişim Yayınları · 2015462 okunma
·
153 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.