Kuyular Dünyası
İlgili Söz : “Derin olan kuyu değil , kısa olan iptir.” Konfüçyüs “Kendisi bir kuyudur ki içine evvela kendisi düşmüştür.” Peyami Safa / Matmazel Noraliya’nın Koltuğu Binlerce yıldır aynı acıların kuyusuna düşüyoruz. Kader kuyusu mu diyelim buna , hayat kuyusu mu , yoksa isimsiz mi kalmalı.. Yusuf atıldığı günden beri kuyuya , kuyunun anlamı kuyu gibi derinleşti. Kardeşleri kıskanmıştı onu , tahammül edememişlerdi güzelliğine , çok sevilmesine. Herkesin bir kuyusu var sanırım , beraberinde taşıdığı. Kurumuş bir kuyu , su dolu bir kuyu , az derin çok derin veya dipsiz bir kuyu. Bizi kuyumuzdan kim çıkaracak ? Derin olan kuyu değil , kısa olan ip mi ? ….. Yusuf peygamber kadar maceralı bir ömür sürmüş kaç insan vardır şu dünyada ? Könfüçyüs için de peygamber diyorlar. Peygamberler çağı kapanmamış olsa muhtemelen Dostoyevski de peygamber olacaktı. Bir zamanlar bir senarist , “Senaryo yazmak isteyenlere Yusuf suresini okumalarını öneririm” demişti , “Yusuf suresi senaryo gibidir” Neler yaşamamıştı ki Yusuf gerçekten.. Çocukluğunda kardeşleriyle imtihanı ve kuyuya atılması. Böylece Mısır macerasına doğru yol alıp bambaşka bir hayata başlamıştı. Züleyha ile yani “kadın” ile imtihanı. Böylece hapishaneye atılıp yıllarca orada kalarak zindanla imtihanı. Yani kuyudan sağ çıkmasıyla hayat bir bayram yeri olmamıştı.. Bizler de kendi kuyularımızdan her çıkışımızda , derin bir nefes alıp , bu artık sondu herhalde diyoruz ama son nefese kadar devam ediyor başka kuyulara düşme ihtimali. ….. “Kendisi bir kuyudur ki içine evvela kendisi düşmüştür.” Düşünsene kuyu da sensin , kuyuya düşen de sensin. Bıçak da sensin yara da sensin gibi bir şey. Kendimizi kendimizden çıkarsak sıfır kalmıyor. Kuyu derin ya da değil ne fark eder ? İp uzun ya da kısa ne fark eder ? Her şey gerçek ya da her şey rüya , ne fark eder ? Anne rahmi bir kuyu değil mi ? Çocukluktan ergenliğe geçiş bir kuyu değil mi ? Ve ölüm bir kuyu değil mi ? Varoluş bir kuyu değil mi ? 2500 sene önce söylenmiş bir söz üzerine bir şeyler söylemeye çalışıyorsam , ben bir kuyuda değil miyim ? Düşünüyorum öyleyse varım. Kuyudayım.
Edebiyat
··
59 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Paylaşımını okurken aklıma şu dizeler geldi: Yusufsan kuyudan çıkılmaz değil Bu kara günlerden çıkılmaz değil Revadır bin ceza bu başa güzel Eline sağlık Osman. Çok beğendim.
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim sevindim beğenmene. Dizeler çok güzel fazla sarsıcı..
Konfüçyüsün sözünden peygamber hayatına...Kuyu kıssasından derin hisseler çıkarmışsın. Ben zevkle okudum, eline sağlık. “Birileri kova sallıyor ortamızdaki kuyuya Kuyudur, her zaman Yusuf çıkmaz içinden Faydalı ihtimaller çıkıyor bizim de bahtımıza” Kuyudan faydalı ihtimaller çıkarmak dileğiyle...
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum , insanlığın ortak konuları olunca herkes payına düşeni alıyor. Aslında sözler de bir yere kadar zaten , herkes kendince yaşayıp gidiyor..
"Hiçe bağırıyorum sesimi duyun Sizi seveni üzün, düzene uyun Sen kazamazsın, kazılı kuyum Ben su muyum bunları kaldırayım " (Yüzyüzeyken Konuşuruz- Kazılı Kuyum) Herkesin sığındığı bir kuyusu var demek ki...
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Kafası fena halde karışık bir dörtlük. Sağolasın , herkesin bir kuyusu var , bazı kişilerin birçok kuyusu var.