7/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2020 00:45
Kalın bir kitap olması nedeniyle gözümü korkutmuştu okumaya başlamadan önce. Yer yer sürükleyici yer yer uyku getirici bir roman oldu benim için. Bu kitap bir limon olsa ve şöyle güzelce sıkabilsem bu kitabı, kitabın sayfa sayısı yedi yüzlerden bir anda iki yüz elli-üç yüz sayfaya düşebilirdi. Ortaçağ’daki bir manastırda geçen cinayetlerle ilgili olaylar anlatılsa çok daha sürükleyici olabilirdi kitap fakat bu olaylardan çok daha fazla bir şekilde yer kaplayan Hristiyanlık ve Hristiyanlığa ait olan mezhepler olgusu beni bu dünyadan alıp rüyalar alemine götürdü, yani uykumu getirdi. Kral papaya karşı, papa kendi gibi düşünmeyen mezheplere karşı, mezhepler mezheplere karşı, erkekler şeytan diye nitelendirilen kadınlara karşı, ben ise hepsine karşıyım. Kral olsun, papa olsun, ayrı ayrı mezhepler olsun hepsi birbirini sapkınlıkla itham ediyor ve kendinden olmayanları sapkın ilan edip arınmaları için canlı canlı yakıyor. Ne korkunç sahneler! Manastırdaki papazların -yapmamaları gerektiği halde, çünkü günah ve yasak- çarpık ilişkiler içerisinde yuvarlandıklarını(eşcinsellik), kadınlara el sürmemeleri gerektiği halde bundan kaçamadıklarını, yalan söylediklerini, birbirlerinin kuyularını kazdıklarını, maddiyata büyük önem verdiklerini, kendi çıkarlarını üstün tuttuklarını, manastırda kalma sebeplerinin yoksulluktan uzak, rahat bir hayat sürmek olduğunu bu kitaptan öğreniyoruz. İster istemez bu nasıl bir din ve dindarlık diye düşünmeden edemiyor insan. Romanda asıl anlatılmak istenene gelmek gerekirse evet bu bir cinayet, cinayetler romanı. Roman kahramanı Adso ve onun üstadı William’ın yolu bir manastıra düşer. Çok büyük ve birden fazla binayla çevrili bir kompleks olan Manastır olanca heybetiyle büyüler kahramanlarımızı. Manastıra geldiklerinde bir ölüm vakasıyla karşılaşırlar. Eskiden sorgucu, yani bir bakıma hakim-savcı diyebiliriz, görevi yürüten William’dan, baş rahip olan Abbone bu olayı araştırmasını ister. William ve çömezi Adso bu olayı çözmeye çalışırken aslında çözülmesi gereken başka sorunların da olduğunu fark ederler. Baş rahipten manastırın, bir bölümü hariç, her yerini araştırabilme ve diğer rahipleri sorguya çekebilme izni alındıktan sonra işe koyulan William ve Adso başka başka cinayetlerle karşılaşırlar ve olaylar karmaşık bir hal alır. Romanda beni en çok zorlayan kullanılan çok fazla kişi ismini aklımda tutamamam, rahiplerin hangi görevlerle uğraştıklarını zaman zaman karıştırmam ve Ortaçağ Hristiyanlık yapısına uzak olmam. Hele Hristiyanlık ile ilgili anlatılanlar, bunlar üzerine yapılan felsefi yorumlar, anlatılan hikayeler, aziz denilen kişilerin başlarından geçenler, Adso’nun gördüğü acayip rüya, uzun uzadıya yapılan betimlemeler beni oldukça yordu. Bu bölümleri yalan yok hızlı hızlı geçtim. Velhasılıkelam, okumaktan pişman olmadığım bir roman oldu. Zaten aklımdaydı okumak fakat cesaret edemiyordum, daha doğrusu bu romanı okumaya ayıracağım sürede daha fazla kitap okurum düşüncesindeydim. Bitti ve kitaplıktaki yerini aldı, vesselam.
Edebiyat
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
·
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.