Puan vermedi·171 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Haziran 2020 03:54 “Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum.”
,
,
Selam dostlarım. Nasılsınız ? Ben hayal kırıklığı içerisindeyim. Arkadaşlar. Neden herkeslerin dilinden düşürmediği bu kitabı ben bu kadar yetersiz ve basit buldum ? Cidden anlatımı, anlattıkları beni aşırı rahatsız etti ve günümüzde zaten bu kadar rahat kötülük işlenebiliyorken birde bunu okumak!
Kusura bakmayın ama okumayın diyeceğim.
Ne anlatıyor bu kitap ?
Alex diye birisi var. Aşırı kötü biri. Sürekli ihanete uğruyor. Hapishane. 15 yaşında (ben şok). Alex ve arkadaşları ! Hırsızlık, tecavüz, adam dövmek bunlardan soruluyor çeteler bunlar! Diyorum ki aha güzel bir şey olacak bu kitabın sonunda. Bunun için okudum zaten. Tam bir şeyler düzeldi sonra hoppa sar başa.
Özellikle böyle ergenlik zamanlarımda falan okumadığım için mutluyum. Arkadaşlar bence bu kitap herkesin kaldırabileceği bir kitap değil bence.
.
Ana fikir bence şuydu; Kötülük yapmakta, iyilik yapmakta insanın tercihidir. Neden insanlar iyilik yapmanın kökünü hiç araştırmıyor da kötülük yapmanın sebeplerini düşünüyor ? Kötülük yapmak size kalmıştır tıpkı iyilik yapmak gibi. Bu iki seçimde insanın özgür iradesine kalmıştır.
,
Eğer hiç seçim hakkımız olmasaydı ve seçimlerimiz biz istemesekte hep iyiden yana olsaydı. Mesela biri seni dövüyor sen ona karşılık veremiyorsun elinde değil ona vuramıyorsun. Yapamıyorsun vücudun bir kötülük yapmayı düşündüğünde seni hasta ediyor, hissettiriyor.
Sizce önceden kötülük yapmaya eğimli birinin ‘özgür iradesi’ yok sayılarak bu şekilde iyiliğe şartlandırılması doğru mu ? Ama şöyle bir problemde var bu şartlandırmada sizin hayattan zevk aldığınız ve alabileceğiniz her şey sizi hasta ediyor. Sevdiğiniz bir müziği duymaya dayanamıyorsunuz, intihar edecek duruma kadar getiriyor sizi.
,
Arkadaşlar kitap komple boştu diyemem. Öyle bir şey demeye hakkım zaten yok. Şunu söyleyeyim. Çavdar tarlası=Otomatik portakal
,
Çavdar tarlasını beğenenler okusun, beğenmeyenler okumasın. İkisinide okumayanlar bence çokta bir şey kaybetmediniz. Çünkü bence bu kitaplar edebi doygunluktan mahrumlar. Kitaplarla kalın