Puan vermedi·163 syf.··Beğendi
· Yıllarca Sabahattin Ali denilince ilk akla gelen romanı Kuyucaklı Yusuf olmuştur. ‘Kuyucaklı Yusuf “soylu vahşi” roman karakteri olarak aynı zamanda İnce Memed’i önceleyen ve Türk Edebiyatının öncü eserlerinden biridir. (Türk Edebiyatına Eleştirel Bir Bakış / Berna Moran).’
Kürk Mantolu Madonna okunması gereken Sabahattin Ali kitapları içinde yıllarca 2. Sırada yer aldı. Raif Efendi ile Maria Puder’in o saf ve beklentisiz aşkı bütün insanları özellikle de kadınları etkilemektedir. Almanya’da çok kısa sürede olsa yaşanılan Raif Efendi Ve Maria Puder aşkı aslında aşka dair birçok mesajı içinde barındırmaktadır. Aşkın dil, din, ırk tanımayan yakıcılığı bu romanda can bulmaktadır. Ayrıca ömür boyu sevmek, sevilmek, unutmamak ve unutulmamak gibi aşka dair önemli duyguları kendi içinde barındırması bu romanı okunur ve unutulmaz kılmaktadır. Raif Efendi gibi çok sıradan bir hayatı olan bir insanın yaşadığı sıradışı aşk belki de bütün kadınlara ve erkeklere şu mesajı vermektedir bir zamanlar sizi de seven size de aşık olan o insan belki sıradan bir insan gibi görünüyor olabilir ama size karşı olan duyguları sıradışıydı. Bilinçaltımızın bir zamanlar beğenilmiş olmak, sevilmek ve unutulmamak isteğine net bir cevaptır Raif Efendi ve Maria Puder aşkı.
Son yıllarda iletişim araçlarının ve sosyal medyanın hızlı gelişiminin de etkisiyle insanların davranış kalıplarında, arkadaşlık ilişkilerinde ve aşk ilişkilerinde önemli değişimler olmaya başlamıştır. Kapitalist toplumun tüketim kültüründen aşkta nasibini almıştır. Özellikle de sosyal medya aşkı silikleştirmiştir. Olumlu duygular içinde yoğunluğu ve niteliği ile insanı en çok etkileyen duygu AŞK olsa gerek. Kanımca hayatı anlamlı, hayatın sorunlarını ise anlamsız kılan kral/kraliçe bir duygudur AŞK.
Psikolojik olarak aşk, sevgiden farklı olarak kendi içinde cinselliği de barındıran bir duygudur. Beğenmek ve beğenilme isteği, arzulamak ve arzulanma isteği, sevmek ve sevilme isteği aşkın doğasında yer alan olağan durumlardır.
Aşk konusundaki kişisel yorumlarımı bir kenara bırakıp yazımızın asıl konusu olan Kürk Mantolu Madonna ve Zeigarnik Etkisine dönüyorum. Zeigarnik etkisini yıllardır öğrenme psikolojisi dersinde öğretmen adaylarına anlatıyorum. Zeigarnik Etkisi: Yarım kalmış olayları, hikayeleri, romanları, reklamları ve aşkları daha iyi hatırlamaktır.
Bluma Zeigarnik ile Sabahattin Ali’nin ortak noktası ikisinin de Almanya da bulunmalarıdır. Sabahattin Ali Almanya seyahatinden yıllar sonra Kürk Mantolu Madonna isimli eserini kaleme almıştır. Bluma Zeigarnik ise Sabahattin Ali’den birkaç yıl önce Almanya’nın Berlin kentinde yarım kalmış işlerin, hikayelerin ve aşkların daha iyi hatırlandığına dair bir ilke ortaya atmış ve yaptığı araştırmalar bu görüşünü destekleyince psikoloji literatürüne bu ilke Zeigarnik Etkisi olarak geçmiştir.
Evet insanlar bitirmedikleri işlerini daha iyi hatırlamaktadırlar çünkü tamamlanmama durumu bireyi rahatsız eder. Birey tamamlanmamış işlerde bir eksiklik duygusu hisseder. İnsanların unutmakta zorlandıkları en önemli olaylardan biri de yarım kalmış aşklarıdır. Tamamlanmamış aşkların etkisi bireyin belleğinde zamanla canlılığını yitirse de ömür boyu unutulmayacak izler bırakmaktadır.
Evlilikle sonuçlanmayan eski aşkların ortaya çıkardığı yakıcı duyguların etkisini en iyi anlatan şarkıcı Sezen Aksu olsa gerek. Sezen şarkıları eşliğinde yarım kalmış aşklar belleğimizde canlanmakta ve yarım kalmışlığın, sonuçlanmamış olmanın hüznü bütün bedenimize, düşüncelerimize ve özellikle de duygularımıza yayılmaktadır.
İnsanların büyük bir bölümünün çeşitli nedenlerle ayrıldığı eski bir sevgilisi dolayısıyla da yarım kalmış bir ilişkisi, bir aşkı var. Yarım kalmış bir duyguyu/aşkı kalbinde ve belleğinde taşıyan bu insanlar daha sonra eski sevgilisinden daha nitelikli olan ve kendisini daha çok seven bir insanla tanışıp evlense bile bir türlü eski sevgilisini unutamamaktadır. Neden mi unutamamaktadır? İşte bu sorunun cavabını Zeigarnik Etkisi’nde bulmaktayız.
Saf ve beklentisiz bir aşk ve unutulmamış olmak. Yarım kalmış bir aşk hikayesi Kürk Mantolu Madonna. Raif Efendi’nin yarım kaldığı için bir türlü unutamadığı aşkı Maria Puder ve ne diyordu Bluma Zeigarnik yarım kalmış aşklar unutulmaz ve çok iyi hatırlanır. Kürk Mantolu Madonna’yı okurken bilinçaltımızın derinliklerine bastırdığımız hangi duygular gün yüzüne çıktı ve hangi aşkı en saf haliyle bize hatırlattı? Neler yarım kalmıştı hayatımızda ve anısal belleğimizde tamamlanmamış duygular ne kadar yer işgal ediyordu?
Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna romanı yarım kalmış duygularımıza hitap etmiş olmalı ki Türk Edebiyatının en çok okunan romanlarından biri olmuştur.