·80 syf.····Okunma: 23 Haziran 2020 19:19 Şiirlerin ortaya çıkışı, onu yaratan şairlerin yaşamla kurdukları ilişkiyle doğrudan ilişkilidir. Ne yaşamdan ne de onu yaratan insanın varlığından bağımsız olmayan bu eserler, aslında edebiyat metninin yaratımındaki sonsuzluğu perçinleyen, ilerleten, ayakta tutan temel düzlemlerdir. Edebiyatımızda öyle metinler vardır ki yazılma hikayeleri de en az kendileri kadar önemli ve kıymetlidir.
Lavinia, karşılıksız bir aşkın hikâyesi…
Fonda Feridun Düzağaç’ın sesinden Lavinia.... Siz de alın da başlayalım bu aşk hikayesine….
Lavinia, muhteşem güzellikte zarif bir çiçek; diğer bir deyişle ölüm çiçeği. Ayrıca hayalimdeki muhteşem sevgili anlamına da geliyor. Kuşkusuz Özdemir Asaf’ı çeken yanı da bu…
Özdemir Asaf, Lavinia’yı okul yıllarında aşık olduğu bir kız için yazar. Aşkı platoniktir. Lavinia, Asaf’ın karşılıksız aşkını anlatır. Asaf şiirini, daha sonra bir yarışmaya gönderir ve derece alır. Birinciliğe layık görülen Lavinia, nihayetinde yaşayan bir şiirdir…
Bundan sonrası için şöyle bir rivayet var: Sonuçlar açıklandığı sırada Asaf’tan, Lavinia’yı kürsüde okuması istenir. Bu teklifi geri çevirmeyen Asaf, kürsüde şiirini okurken Lavinia diye seslendiği platonik aşkı da salondaki misafirler arasındadır ve Lavinia, salonu terk eder. Kalbi bin parçaya dağılan Asaf, Lavinia’yı hapsettiği şiirinde bırakır ve ona asla duygularını açmaz.
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.
Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia…
İyi okumalar