Puan vermedi·92 syf.····Okunma: 23 Haziran 2020 23:31 Nietzsche'nin gürül gürül akan deryasından.. Coşkun, hırçın ve bir o kadar da cesurca.. Altmış iki darbe ile ahlaka, yerleşik anlayışa, geleneğe, insan doğasına savas açan iktidarlara felsefî nağmeler ile vurur...
Bir kavgası var bu kitabında. Daha doğrusu her kitabı bir savaşımın dizeleridir adeta. Doğa'yı karşısına almış yozlasmış bir Hristiyanlik teolojisine karşı güçlü eleştirileri yer yer de hakaretlere varan bir saldırısı var bu asi put-kırıcının. Binlerce yıldır insan doğasına "günah" adı altında savaş açmış ve halkı sömürerek hastalıklı kılan bjr kilise aristokrasisine karşi adeta insan doğasının bir temsilcisi yada elçisi kimliği ile Antichrist yani Deccal ismi ile çıkar. Hazret haksız değildir ki. Aklı, cinselliği, güzelliği, temizliği hep bir günah olarak gören kilise metafiziğine karşı oldukça sert bir dille karşı çıkar ve kavga eder.
Siyasal İslamcı entellektüellerin bu kitabı Batı Hristiyan dünyasına bir koz olarak kullanılmasının çirkinliği maalesef bilgiyi güdüsel tuketmenin çocukca hazzı. Yapmaları gereken aslında İslam tarihinde ve Ortadoguda iktidar surmüs Musluman imparatorlarin da kendi kültürlerinin "Deccal" eleştirisini yapmalari ki hadis kültüne dâhi yansmis bulunan Deccal meraforu ile..
Ki Nietzsce de ozellikle Pavlus'la birlikte şekillenen daha dogrusu yozlaşan bir Hristiyan eleştirisi sunarken aslinda dolaylı yoldan vahiy kültürü referansli dinlerin dogalarinin bozulma tehlikesine dikkatleri cekiyor. Nitekim Hristiyanlık çarmıhta can vermistir cumlesi aslinda İslam tarihinin bircok kilit olaylarina yansitilip okunabilir.
Lars'ın çok sevdiğim filmlerinden olan Antichrist filmini de hatırımda tutarak okumaya çalıştım kitabı. Hatta filmin giriş müziği o harika eser "Lascia ch'io pianga"'yı dinledim eseri okurken. Bu da biraz estetik bir katkı olarak dursun...