Bu mükemmel kitap hakkında şunu söylemekle başlayabilirim:
Bilinmiyor.
Karakterler isimsiz, kim olduğu bilinmiyor.
Yerler belirsiz, zaten olayın nerede geçtiğinin de önemi yok.
Bir anda bir adam bulaşıcı,bembeyaz bir körlüğe yakalanıyor. Ve neden kör olduğu hiçbir zaman bilinmiyor.
Varsın bilinmesin, ama fark edelim ki bu isimlendirilmemiş insanlar biziz. Birileri doktorun karısı, birileri ilk kör, birileri şaşı çocuk. Herkes üstüne alınabilir. Ve evet körlerin sahip olduğu "Beyaz Felaket" vicdanlarını kapkara yapıyor! Bu aynı zamanda bembeyaz ama vicdanları kapkara olan insanlar da biz olabiliriz! İnsanslığı, ahlakı yerle bir edip kendi sonumuzu getirebiliriz. Dönelim bakalım kendimize; evet, fiziken kör değiliz. Ama çok şey kör ediyor bizi. Ne demişti doktorun karısı?
"Gördüğü halde göremeyen körler!"