Her kitaba “özel” gibi bir sıfatı kullanmam ama bu kitap bence sonuna kadar hak ediyor. Bir kere inanılmaz farklı bir dili var,şiir gibi ,insanın ruhuyla konuşur gibi...Konu olarak pek çok şeyi barındırıyor,1960lar,İngiliz sömürgesinden kendini yeni kurtarmış bir Hindistan’ın siyasal bocalamaları arasında kast sistemine karşı eleştirilerle yüzleşeceksiniz. Ha bir de bu arada imkansız bir aşk da süsleyecek yolculuğunuzu. Aslında aşkın içindeki o iki kişi için imkansız değil ama hep saçma tabular kurallarla dolu düzen yaratan insanoğlu “yok öyle yağma” diyerek illa ki mahvedecek. Baştan sona,hele ki sonunda,içinize dokunmaması mümkün olmayan bir kitap...Bir bakın bakalım “Cennet Turşuları ve Konserveleri “ şirketi yazara nasıl 1997 yılında Man Booker ödülü kazandırmış?Çok da lafa gerek yok aslında sadece ismi bile benim tüm bu bahsettiklerimi anlatıyor,ismi için bile okunmaya değer.Okuyun,mutlaka...