Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 25 Haziran 2020 22:38 Kitap hem ebeveynler hem de eğitimciler için çocukların bebekliğinden ergenlik sürecine kadar kritik dönemlerde karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara yönelik uygulanabilecek somut adımlardan oluşuyor. Yazar özellikle çocukların zihinsel gelişimi için kritik dönem olan 0-4 yaş sürecinde çocuklara kitap okumanın ve bu yaşta çocukların ekrandan tamamen uzak kalmasının önemli olduğunu vurguluyor. Ebeveynlerin çocukların akademik başarısını çok önemserken duygusal gelişimlerini ihmal etmemelerini bir gelişim alanında oluşacak aksaklığın diğer gelişim alanlarını da etkileyeceğini söylüyor. Hatta eğer çocuklar duygusal yönden yeterli motivasyona sahip değillerse, hayal kurmuyorlarsa ve ilk başarısızlıkta pes ediyorlarsa bunun sonucunda akademik bir başarı da gösteremeyeceklerini belirtiyor. Burada otoriter, ihmalkar, izin verici ebeveyn tutumlarının çocukları oldukça olumsuz etkilediğini ideale en yakın olanın demokratik yani hem sıcak ilgi gösteren hem de esnek sınırlar çizebilen ebeveyn tutumunun olduğundan bahsediyor.
Yazar kitap boyunca okulöncesi eğitimin çok önemli olduğunu düşük sosyoekonomik seviyedeki ailelerin çocuklarıyla diğer çocukların ancak kaliteli bir okulöncesi eğitimi süreciyle aynı seviyeye gelebildiğini söylüyor ve bunu söylerken yapılan araştırmalarla bunu destekliyor. Araştırmalara göre eğitime yapılan yatırımda en çok geri dönüş alınabilen kısım okulöncesi eğitim. Bunu ifade ederken de ‘’ Türkiye’nin her iline üniversite açmaktansa her mahalleye kaliteli bir okulöncesi eğitim kurumu.’’ diyor.
Kitapta ödev konusu da işlenmiş. Bizde ödevlerin tekrara dayalı olduğunu ve uzun zaman alan ödevler olduğunu bunun da çocuğu motive etmektense derse karşı ilgisini düşürdüğünü bunun yerine derse hazırlık için işlenecek konu hakkında merak uyandıracak ve özellikle ilkokulda az zaman harcanacak ödevler verilmesi gerektiğini söylüyor. Bunu söylerken de yine araştırmalarla destekliyor söylediklerini. İlkokul 1.sınıfta ödevlerin 10 dakika sonra sınıf seviyelerinde de 10’ar dakika arttırarak ödev verilmesinin faydalı olacağını ifade ediyor. Bunu söylerken PISA sınavlarına katılan ülkeler ve o ülkelerdeki ödev sistemleri incelenmiş. OECD ülkeleri incelendiğinde lisede ödeve ayrılan süre arttıkça başarının arttığı gözlemlenmiş tüm ülkelerde fakat Türkiye ve Karadağ’da geçerli değil. Bu durumu yazar Türkiye’de proje bazlı ödev değil ezber bazlı test verilmesine bağlamış.