19. yy sonu Osmanlı Devleti’nde esir tüccarları halen devam etmektedir ve Çerkes bir kız da satılmak üzere Osmanlı’ya gelir. 8-9 yaşlarında küçücük bir çocuğun esir olarak satılmasıyla başlayan bu acıklı kitabı okurken ağlamamak için kendimi zor tuttum. Dilber adı koyulan küçük esirin satıldığı evlerde yaşadıkları okuyanları hüznün içine çekiyor. Kitapta adaletsizliği, çaresizliği, üzüntüyü ve en önemlisi de aşkı çok güzel işlemiş olan Samipaşazade Sezai kitabı yazarken de bir kez konu dışına çıkıp öfkesini belli etmiş. Onun dışında hiçbir şekilde konu dışına çıkıp gereksiz tasvirler vermemiş. Bu yönden de okurken çok keyif aldım. Kitabın başında Samipaşazade Sezai kendi kitabının önsözünü yazmış, sonunda ise Mizancı Murat kitap hakkında yorumlarını yazmıştır. Kitap çok gerçekçi ve romantik. Kesinlikle herkesin okumasını öneriyorum. Ben çok etkilendim. Sergüzeşt