·352 syf.····Okunma: 29 Haziran 2020 23:33 Yazar Şçedrin soylu bir baba ve Moskovalı zengin bir tüccar aileden gelen annenin çocuğu. 1838'de yüksek dereceli memurların yetiştirildiği Çar Lisesine gönderildi. Burada devrimcilerden etkilenen yazar, onlarla ilişkiler kurmuştur. Okuldan mezun olduktan sonra (sürgün yılları hariç) devletin önemli kademelerinde çalışmıştır. Lise yıllarına kadar kaldığı aile çiftliğinde serflerin (toprağa bağlı kölelik) ağır yaşam ve çalışma koşullarını yerinde gözlemleme şansını bulmuştur. Bu süreçte her çeşit insanla ilişki kurması ve onları gözlemlemesi sayesinde Rusya'da devrim öncesi Çarlık dönemini daha iyi analiz edebilmesini sağlamıştır. Zira bunu kitabını okuyunca oldukça iyi anlıyorsunuz. Hem olayları işleyiş biçimini hem de karakter analizinde.
Golovlev Ailesi toplumcu gerçekçi akımının en önemli eserlerinden biridir. Yazar " güçsüz insanlar koleksiyonu " olan Golovlev Ailesi üzerinden devrim öncesi ve sonrasının; toprak egemeni sınıfın ahlaksal ve tarihsel yok oluşunu aktarıyor. Özellikle "soylu sınıfın" din, aile ve yasaların arkasına dayanarak yaptıklarını öyle bir gerçekçilikle işlemiş ki, okurken oldukça sinirlendirebiliyor. Bazı duyguları sembolize ederken bunu karakterler üzerinden işlemiş, okunduğu zaman akılda kalacak karakterler yarattığını düşünüyorum. (Iyuduşka- Arina Petrovna)
Yarattığı toplumsal tipler ve romanın bütününe egemen olan hava yönünden Gogol'ün Ölü Canlar'ına benzerlik gösterdiği söylenmektedir. Ben henüz okumadım ama bu kitaptan sonra listeme ekledim ve en kısa sürede okumak istiyorum.
Toplumcu gerçekçi eserler okumayı seviyor ve Rus Edebiyatına merakınız varsa bu kitabı kesinlikle okumalısınız. Ben sevgili @1kitap1film1ipek hesabından görüp alıp, severek okudum.