Ben, Kirke, uzun zamandır okumak istediğim fakat sürekli önüne başka kitaplar getirerek okumayı ertelediğim bir kitaptı. Ve de tam olarak klasiklerin arasına sıkıştırıp eğlenceli bir maceraya atılayım dediğim anda elimde belirdi. Öncelikle Kirke’yi bu kitapla tanımaya başlıyorsak bu yanlış bir başlangıç olurdu, en azından Kirkenin hikayesini Odyssey destanından kısaca öğrenip buraya gelebilirsiniz. Mitolojik veya edebi altyapınız varsa karışık gelmeden okuyabilirsiniz kitabı. Kirke’yi onun küçüklüğünden başlayarak tanıtıyor bizlere bu kitap, onun etrafında dönüyor, onun macerasına, hayatına, yol boyu rastladığı insanlara rastlıyoruz bizler de. Okurken çok zevk aldım. Tam olarak beklediğim gibi maceraya atılıp, kendimi Kirkenin yanında hissederek bunları beraber yaşıyormuş ve ben onun bu hayat yolunda kitap boyu yanında yürüyormuş gibiydim. Sonu bir çok farklı algılamaya neden olabilecek bir sondu fakat benim açımdan hüzünlüydü. Ölümsüz bir tanrı bu ölümsüzlükten mutludur gibi gelir hep, ölümsüzlük bir nimetmiş, ödülmüş gibi ama ya öyle değilse? Bunu yaşayan bir sondu işte... Son olarak, İngiliz dili ve edebiyatı okuyan biri olarak Kirke’nin hikayelerinin mitolojik ve edebi yönüyle yakından ilgiliyim ve Kirke’yi böyle tanıyan biriyim fakat eğer böyle bir altyapım olmasaydı kitabın arka sayfalarında kitabı anlayabilmek için bizlere mitolojinin altyapısını sağlayacak sözlük niteliğinde bir bölüm var. Kitapta bahsi geçen Truva Savaşı, savaşın karakterleri, mitolojik tanrılar ve mitoloji dünyasından çoğu kişiyi bu bölümde kısa açıklamalarıyla bulabiliriz. Bu bölümü de özellikle beğendiğimi belirtmek istedim. Keyifli okumalar.