Son Ada, 40 Evin olduğu Ada halkı mutludur. Sonra bir diktatör gelir ve adadaki her şey değişir. Kitabı okurken aklıma 1980 öncesinin Türkiye’si geldi. Kenan Evren sağ sol çatışmalarını neden göstererek darbe yapmıştı ve sıkıyönetim dönemiyle birlikte uzun yıllar Türkiye’yi yönetmişti. Sanki Kenan Evren emekli olmuş ve adaya taşınmıştı.
Huylu huyundan vazgeçmiyordu. Adaya gelen eski yönetici Ada halkını korkutarak yönetimi ele geçirmişti. Başkan ve adamları martıları katletmeye başlamıştı. Yeryüzü cenneti ve barış limanı olan adadan eser kalmamıştı.
William Golding’in Sineklerin Tanrısı kitabındaki çocuklar gibi Son Ada’nın barışçıl olan halkının içindeki kötülük ve şiddet duyguları da gün yüzüne çıkmıştı.
Son Ada bir distopya mı?
Ada halkının, Martılar, yılanlar ve tilkilerle mücadeleye girmesi hikayeyi ne kadar etkili kılmıştır?
Bu soruların cevabını kitabı okuyanlara bırakıyorum.
Zülfü Livaneli’nin Huzursuzluk ve Son Ada romanlarının daha iyi olabileceğini düşünüyorum.