Semerkant - Amin Maalouf ( 318 Sayfa).
" Zamanın iki yüzü var ,iki boyutu;
Uzunluğunu güneşin seyri belirliyor,kalınlığını ise tutkular."
"Ne bilginler geldi,neler buldular!
Mumlar gibi dünyaya ışık saldılar,
Hangisi yarıp geçti bu karanlığı,
Birer masal söyleyip uykuya daldılar ".
" Her gün biri çıkar ,başlar benim demeye,
Altınlarıyla gümüşleriyle övünmeye
Tam işler dilediği düzleme girer,
Ecel çıkıverir pusudan : Benim,ben diye"
(Ömer Hayyam).
Kitabı iki bölümde düşünürsek birinci bölüm; Ömer Hayyam, Nizamimulk ve Hasan Sabbah'ın yaşadığı İran dönemini ve bu şahsiyetlerin kesişen kaderlerini anlatıyor. "İyi,kötü ve çirkin ".
İkinci bölüm ise daha yakın tarihte, Amerikalı ve Doğu kültürüne meraklı olan bir gencin , Ömer Hayyam 'ın eseri olan Rubaiyatla tanışmasını, 1900 lü yılların başındaki çalkantılı İran'ı ve bu gencin İran devrimindeki rolünü anlatıyor.
Kitapta Titanik kazasının da yer alması ayrıca ilgi çekici.
.
.
.
Romanlar , okuduğum kitapların azınlığını oluşturur .Okumadan ince eleyip sık dokurum. Az okuduğum roman türünün favori yazarlarından biridir Amin Maalouf. Tarz olarak İskender Pala ile aynı kategoride düşünülürse Pala'nın şahsımca en az iki gömlek üstüdür.İskender Pala'nın çoğu kitabını vasat bulmama rağmen Maaalouf ; okuduğum hiçbir kitabinda beni hayal kırıklığına ugratmadı.Kesinlikle Maalouf 'un bu ve diğer tüm eserlerini tavsiye ederim.
İyi okumalar.