Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, herşeyden haberdar olandır.
(Hucurât Suresi 13. Ayet)
Yeryüzü binlerce milleti ve kabileyi barındıracak kadar büyükken, yine aynı yeryüzü bir insanın her yere ulaşabileceği kadar küçük'müş.
İlber Hoca bu sefer siyasi tarih ağırlıklı bir eserden çok, sanat tarihi odaklı bir eserle karşımızda. Gezi programlarını ve bunun gibi sanat tarihi içerikli eserleri çok seven biri olarak aşırı keyif aldım. Sadece tarihi olarak değil, coğrafya ve kültür odaklı bir çalışma olmuş. Mekanlara ve yapılara dair betimlemeler de gayet tadında. Bilgi odaklı olsa da sıkmıyor. Hele ki zamanında oraları imar hale getiren bir neslin evlatları olunca, gurur duymanıza sebep oluyor.
Üstelik İlber Hoca gittiği yerlere farklı zaman dilimlerinde yeniden gitme fırsatı bulduğu için, eski ve yeni olarak kıyaslamalarda da bulunmuş. Nitekim Bir Ömür Nasıl Yaşanır? kitabında "Bir Şehir Nasıl Gezilir" başlığıyla listesini yaptığı gezi planı #77639918 tam da bu kitap için hazırlanmış bir kısa taslak niteliğinde. Bilinçli gezmek dedikleri bu olsa gerek, tavsiyedir!
Çocukluğundan itibaren çok fazla gezme imkanı bulmasını şans olarak ifade etmese de aslında, babamın tabiriyle bu konuda rüzgar biraz da arkasından esmiş Hoca'nın :)
Kitaba Ortadoğu ülkeleriyle başlayıp, devamında Balkanlar, Avrupa, Kafkasya derken Asya ülkeleriyle son noktayı koyar İlber Hoca. Tam bir kültür harmonisi ortaya çıkarır ve üstelik bunu tarihçi olmasının avantajını kullanarak milletler arası bağlarla, savaşlarla, barışlarla, ilişkilerle ifade eder. Etkileşim boyutundan, dilinden ve özellikle hükümetler, toplumlar değişse de, değişmeyen bazı kültür öğelerinden bahseder. Ülkelerin doğal güzelliği, yapısı, tarihi, insanı hakkında bilgi verirken; birbirleri ile olan ilişkileri hakkında da yorumda bulunur. Tarihî geçmişin dışında, dünyanın neresinde olursa olsun ikili ilişkilerin ve halkların birbirine olan saygısı ve sevgisinin liderlerin tutumlarına göre de değişim gösterdiğini özellikle vurgular.
Hele de üç kıta üzerinde hüküm süren bir ecdadın torunu olmanın avantajı var ki: Hoca'nın da dediği gibi, #77825850 . Eminim Ortadoğu için söylediği bu sözü Balkanlar'ın en azından bir kısmı için de kullanmıştır. Hâlâ daha Osmanlı varlığına özlem duyan, günümüz yönetimlerinin yarattığı kaostan bunaldıkları için huzuru arayan bu topraklarda misafir değil de ev sahibi gibi hissedebiliyor olmak bize özel bir duygu diye düşünüyorum... Nasip olsun görmek hepimize. İnşallah ve çok amin :)