Puan vermedi·238 syf.····Okunma: 05 Temmuz 2020 15:41 Uzun zamandır bu kadar beğenerek ve karakterleri çok severek okuduğum bir roman olmamıştı. Her ne kadar okurken başta tarih romanı havası alsakta ilerleyen sayfalarda müthiş bir fantastik kurgu okuyoruz. Yolları kesişen bambaşka özelliklere sahip karakterler, eski Osmanlı sokakları, eski Istanbul manzaraları adeta gözünüzün önünde canlanıyor, sanki kitap ilerledikçe sizde karakterlerle oradan oraya gidiyorsunuz. O kadar kaliteli bir betimleme kullanılmış ki Alibaz, Müşteri, Bünyamin, Vardapet ve diğer tüm karakterler gözümün önünde kanlı canlı beliriverir gibi oldular. Bölüm bölüm karakter ve olayları anlatmak oldukça zor bir yazma biçimi ve sonradan tüm olayları ve karakterleri arada bağlam kopukluğu olmadan birleştirmekte her yazarın ustalıkla kullanabileceği bir yazma biçimi değil bence ama Ihsan Oktay Anar bu kitapta bunu çok iyi başarmış . Başta söylediğim gibi müthiş bir fantastik kurgu okuyoruz. Eski kültürümüzün yani bizim için gerçekleri barındıran bir kültürün olağanüstü öğelerle birleşip önümüze sunulması okurken çok büyük bir keyif veriyor. Merak kavramının önünü arkasını fazlasını azını ayrı ayrı karakterlerde yansımasını okumak da ayrı keyif verici. Sadece roman olarak kalmamış olağanüstü öğeler dahil edilerek toplum analiz edilmiş bir nebze. Insanların insanlara çizdiği sınırlar dışında bireylerin kendi sınırlarını farkettiğinde yapabilecekleri de çok güzel işlenmiş, sınırlayıcı olanlardan uzaklaşıp kendi sınırlarınızı kendiniz keşfedin diyor adeta. Bence her kavram/duygu belli karakterle bağdaştırılıp o şekilde anlatılmış, cesur olmayı ve sınırlarını keşfetmeyi istemek Bünyamin ile, merak kavramının bir insanın başına getirebileceği herşey ise Kubelik ile anlatılmış. Fazla uzatmadan " şöyle kaliteli, kurgusu sağlam, eski zamanlarda geçen, hafif gizemli, merak uyandırsın, sayfaları hızlı hızlı geçmek isteyim" şeklinde bir roman okuyayım diyorsanız buyrun okuyun. Ben uzun zamandır bu kadar keyifli roman okumamıştım.