Herkese selamlar...
Bugün sizlere can kuzum Çiğdem ile okuduğumuz kitabın yorumu ile geldim...
Elif Şafak ilk Aşk kitabını ve ondan sonra da mesneviyi okumuştum.
Okuyan ve okumayan hatta asla okumam diyenler olarak ayrılan bir yazar.
Ön yargılı birisi değilimdir.
Okuyup kendim karar vermek istedim.
İthaf kısmı gerçekten harikaydı.
Ben kalemini sevdim tabi daha sadece iki kitabını okuyabildim.
Peri,Şirin ve Mona...
Mütereddit,Münkir ve Mümin...
Birbirinden hem karakter hem inanç hem de yapı olarak farklı üç arkadaş. Havvanın üç kızı...
Kimliğini ve inancını arayan arada kalan bir kadın Peri...
Annesi dindar babası ise annesinin zıttı. Aradaki olan kopukluğa rağmen devam eden evlilik.
Peri ne annesinden yana olabiliyor ne de babasından yana...
Hayatı ise Oxford u kazanması ile yön değiştiriyor.
Tabi yarıda bırakıp kaçması ise soru işaretler ile dolu...
Üniversite de Tanrı dersini almaya başlıyor.
Herkesin dahil olup alamayacağı seçili ve sayılı insanların katılabileceği bir ders...
Profesör Azur genç, dinamik ve karizmatik bir adam. Geçmişi bir o kadar hüzünlü.
Peri nin ona zarar verebileceğini nerden bilebilirdi?
Seneler sonra ailesini kuran ve çocukları ile mutlu bir yaşamı olan Peri bir toplantı da geçen üniversitesi ve skandal ile kendine gelir.
Geçmiş gün yüzüne çıkmak için pusuda beklemektedir.
Ani bir kararla geçmişi ile yüzleşmeye karar verir.
Her şey bir telefon kadar yakındır...
Geç gelen bir özür neleri telafi edebilir?