KÖRLÜK
“Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde görmeyen körler.” Bu cümlelerle biten distopik bir roman körlük. (Distopya: Olumsuz bir geleceği, kötü bir hayatı ifade etmek için kullanılan bir kelime.) Bu cümlelerin savunduğu fikri hikayeleştirmiş 330 sayfada. Görmezseniz, gördüğünüz haksızlıklara, çirkinliklere, olumsuzluklara ses çıkarmazsanız dünyamız tarif ettiğim hale dönüşür demek istemiş. İlginç bir kurgu üzerine oturtmuş romanını J. Saramago. Tüm gözleri bir anda görmez kılıp odaklandığı birkaç kahramanın yaşadıkları üzerinden tarif ettiği dünyayı bize yaşatmaya çalışmış. Bunu yaparken zaten normal şartlarda da iğrençleşebilen “insan”ın -tüm insanlar kör olduktan sonra- ne kadar zalimleşebileceğini, ne kadar çirkinleşebileceğini çok gerçekçi biçimde anlatmış. O kadar gerçekçi ki romana ara verdiğinizde sularınızın aktığına, lambalarınızın yandığına, buzdolabınızdaki yiyeceklerin varlığına, sevdiklerinizin yanınızda oluşuna ve gözlerinizin görmesine her seferinde şükrediyorsunuz.
Konusu itibariyle çok farklı olan romanın başka farklı yanları da var: Romanda ülke adı yok, şehir adı, mahalle adı, kahraman adı yok. Paragraf sonlarında kullanılan noktaları saymazsak virgül dışında noktalama işareti de yok.
Okuyucuyu yormayan, son derece sürükleyici bir roman. Bazı kısımlardaki artı 18’lik ifadeler olmasa herkes bu kitabı okumalı, derdim.