·320 syf.····Okunma: 07 Temmuz 2020 17:19 Vahşi Kızlar’ı daha çok virüsle ilgili olduğu için çok büyük bir beklentiyle ve merakla almıştım ancak beklentimin altında kaldı diyebilirim. Kitabın başları çok sıkıcıydı bana göre. Yani karakterlerin günlük yaşantısı anlatılıyordu. Tabii ki de günlük yaşam anlatılsın zaten ben o sayfaları okutken çok etkilenmiştim ancak ilk 150 sayfada virüs hakkında çok da bir bilgi sahibi olamamak biraz can sıkıcıydı. Daha sonra olaylar açılıyor ve kitap daha akıcı bir hal alıyor. Özellikle son sayfalar çok heyecanlıydı, nasıl bitirdiğimi anlamadım. Kitabın sonu çok ucu açıktı, okuduğumda 2. bir kitap daha olacak sanmıştım ama sadece tek kitapmış o yüzden sonunu da beğenmedim.
SPOİLER!!
Karakterlerden bahsedecek olursam; herkes o ortamda bencildi ama bazı karakterleri okurken “Cidden bu kadar da bencil ve açgözlü olamazsın ya”dediğin oldu. Müdire ve Taylor cidden çok bencil karakterlerdi, başından beri ikisini de sevmiyordum zaten. Taylor ve müdireyi günümüzde dışarı çıkmamaktan yakınan ama her zaman dışarıda olanlara benzetiyorum. Başrol olmasına rağmen Byatt’ı da hiç sevmedim. Özellikle Teddy’nin ölümüne sebep olduktan sonra... İnsanlara yalan söylüyor ama sonuçlarını düşünmüyor ve bu yalanın sonucu benim çok az da okusam sevdiğim bir karakterin ölümüne yol açıyor. “Erkeklere bulaşmıyor maskeni çıkarabilirsin” ne demek kızım ya. Çene altına veya koluna maske takan koronavirüsü umursamayanlar gibisin. Teddy de saf inanıyor. Ama kim ne derse desin Teddy>>>>Byatt benim için. Reese ve Heety en sevdiğim karakterlerdendi ama ikisinin de aptal ergen tripleri bazen sinirimi bozdu. Ayrıca Hetty ve Reese’in diğer kızlar onları korumaya çalışırken kızları ölüme terk etmesi çok bencilceydi. En azından uyarabilirlerdi.
Kitap genel itibariyle güzeldi ama. Kitaptaki kızların hepsi birbirinden güçlüydü, böyle güçlü kız karakterleri okumayı sevdiğimden kitap daha da güzel oldu. Ayrıca kitabın kapağını Aykut Aydoğan yapmış. Yani bir Türk! Kitabın kapağına zaten aşık olmuştum ama Türk birinin yaptığını duyunca daha çok sevdim. Aykut Aydoğan bu kadar ünlüyken benim ilk defa duymam da benim için bir utanç oldu. 4 puanı karakterlerin bazı bencil ve aptal hareketlerinden, kitabın ilk 150 sayfasının yavaş ilerlemesinden ve sonunu beğenmediğimden kırdım. Fakat bu aralar reading slump a girdiğimden dolayı da olabilir. Yani kitap çerezlik ve bu günlerde okunabilecek bir kitaptı.