Hepimiz için böyle değil midir? Kendimiz olduğumuz, sınırları aştığımız, beklentilerden daha farklısını yaptığımız zaman, ailemizin ve toplumun istediği ya da inandığı kişi olmadığımız zaman; içinde olduğumuz parmaklıkların ardından -bu onlara göre güven içinde olan bölgedir- dışarıya atılmaz mıyız?
Kafka'nın bu eseri her okuduğunda kendine farklı yorumlar çıkarabileceğin bir eser. Kitaptaki karakterin ölü bulunduğu sabah anlıyoruz ki, önemsediğimiz insanların sözleri bizi yok edebilecek kadar ağır gelebiliyor, taşıyamayabiliyoruz. Kelimelerin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha görüyoruz.
Kitabın çevirmeni Ahmet Celal bir cümleyle çok iyi açıklamış çoğu şeyi:
" Birey olmasını başaranlara düşman kesilen son toplumlar ve bu toplumların en güçlü temeli olan, çocuklarının hep iyiliğini, gerçekte ise sürekli köleliğini isteyen son aile yapıları yeryüzünden silinene değin, Kafka'nın Dönüşüm'ü geçerliliğini ve güncelliğini koruyacaktır. "