·200 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Temmuz 2020 00:35 Hayatımızda birçoğumuz aslında yapmak istediğimiz şeyleri değil, yapmayı zorunda olduğumuz şeyleri yapıyoruz. Şuna inanıyorum ki; bu dünyada, her birimizin bir yeteneği var. Hepimiz elbette ki çok şeyden hoşlanıyoruz, kitap okumak olsun, film izlemek olsun. Ama hepimizin yaparken bizi çok heyecanlandıran bambaşka bir tutkusu var. Bazılarımız bunu keşfetmiş olabiliriz, bazılarımız hala bunu keşfedeceğimiz anı yaşamamıştır.
Ben bunu yıllar önce keşfettim, evet benim en büyük tutkum yazmaktı. Kocaman hayaller kurardım, yazar olmak üzerine. Hayranlıkla okudum elimden geldiğince, çok fazla okudum. Yazdım, beğenmedim, sildim. Yazdım, önemsemedim, kaybettim. Yazdım, yazdım, ama hep kendime yazdım. Çevremdeki insanlar yeteneklidir, devam et dediler, ama edemedim. Çünkü, kendime inancım yoktu.
Bunları neden anlattım? Çünkü bu kitap, hayatımızı nasıl anlamlandırabileceğimize çok güzel bir bakış açısı ile yaklaşmış. O tutkuyu bulmak, en önemlisi bu, ve sonrasında peşinden gitmek. Ancak bu klasik bir "Hayallerinin peşinden git!" temalı bir kişisel gelişim romanı değil, içinizde gerçekten bir şeylere dokunmayı başarıyor. Sanki aklımdan geçen her şeyi anlıyor ve bana yol gösteriyor. Koyduğumuz hedefe ulaşma yolunda; çok farklı teknikler, harbi ya dedirten cümleler, ve gaza getiren küçük öykülere yer vermiş.
Kitapta birtakım tekrarlara yer verilmiş, ancak bunun tadı tuzu olduğunu düşünüyorum. Bazı şeyleri belleğimize iyice kazıyabilmemiz için bu tekrarlar rahatsız edici olmadı benim açımdan.
Okudukça, kendinize olan inancınız değişecek. Lütfen sindirerek okuyun. Verim almak amacıyla okursanız çok verim alırsınız.
İyi okumalar diliyorum.