·176 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Temmuz 2020 11:46 Miramar adlı bir pansiyonda yaşayan insanların geçmişle ve yaşadıkları anla ilgili izlenimlerinin anlatıldığı güzel bir kitap. Eserdeki bazı olayların pansiyondaki kişilerin gözünden tekrar yaşandığını göreceksiniz. Çoğu zaman dejavu yaşadığınızı düşüneceksiniz. Bu yönü hoşuma gitti. Kitabı daha önce okuyan bazı arkadaşlar bu durumdan rahatsız olduklarını, aynı olayı okumaktan sıkıldıklarını söylediler. Ben sevdim ama...
Gençli ihtiyarlı bir grup insan ( Emir Vecdi, Tolba Marzuk, Hüsnü Allam, Mansur Bahi, Serhan el-Beheri, ) çeşitli nedenlerle pansiyonda yaşamaya başlamışlar. Pansiyon sahibi Mariana eskiden alımlı bir kadın olan bir Rum ihtiyar. Pansiyonun hizmetçisi ise güzel bir köylü kızı olan Zühre. Eserin kilit karakteri Zühre, çünkü yaşlısı genci herkesin ilgisini çeken bir cazibe merkezi. Hem güzel hem zeki hem çalışkan hem de yalnız.
Serhan’a gönlünü kaptırır Zühre. Serhan da ona boş değil fakat Serhan evlenme taraftarı değil. Çünkü kendisine zor bakabilen Serhan evlilik kurumunu nasıl geçindirebilir ki... Aslında onun amacı varlıklı bir kız bulup kendini bu zor şartlardan kurtarmak; ama bir taraftan da Zühre’yi çok seviyor ve ondan vazgeçmek istemiyor. Zühre’ye ilgi duyan diğer pansiyon kişileri Zühre ile Serhan arasındaki bu ilişkinin farkında ve Serhan’ a iyi gözle bakmıyorlar. Serhan ile Zühre ilişkisi ilginç bir şekilde ilerleyecek, bu nedenle spoyler vermeyeyim daha fazla.
Romanın en oturaklı karakteri Emir Vecdi. Eski bir gazeteci ve görmüş geçirmiş bir kişiliğe sahip ihtiyar. Mısır tarihini çok iyi biliyor ve devrim hareketlerini yakından takip etmiş, devrimin etkilerini çok yakın hissetmiş. Sözüne itimat edilen bir insan pansiyonda. Zühre’nin de bir bakıma sığındığı liman olmuş. Zira Zühre hem köyüyle hem de pansiyonla ilgili yaşadığı sıkıntıları ona açıyor, bir bakıma dertlerini paylaşıyordu onunla. Romanın sonunda da Zühre’ye şunları söylüyor ki bu sözler benim çok hoşuma gitti doğrusu:
“ Buradaki zamanını boşa geçirmediğini unutma. Sana neyin iyi gelmediğini öğrendiysen, bunu neyin sana iyi geleceğini anlamanın bir tür büyülü yolu olarak da düşünebilirsin.”
Okudum, sevdim ve bu eseri kitaplığıma yerleştirdim. Sizin de okumanızı tavsiye ederim bu kitabı, vesselam.