Kan
10/10
·144 syf.··
2020 101. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2020 07:24
Yeşilçam filmlerini sever misiniz? Ben çok severim. Her türlü eksikliklerine, hatta bazen çok saçma hatalarına rağmen izlemekten keyif alırım. Peki, senaryo kitaplarını sever misiniz? Ben onları da çok severim. Çünkü çekilen filmleri kendi kafamda, kendi ruh halime göre tekrar canlandırırım. Hele daha önceden izlediğim filmlerse, ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, oyuncuları da yakından tanıyorsam eğer, gözümde canlanır nasıl hareket ettikleri, konuştukları. Kan filminin senaryosunu da sahafta bakınırken buldum. Kapakta Tarık Akan’ın orta yaşlı hali –ki film çekildiğinde Tarık Akan 40 yaşında bile yoktur, muhtemelen saçları film için beyazlatılmıştır–, gözükmemesine rağmen at üstünde olduğu tahmin edilen bir halde uzaklara (belki de kanlısına, hasmına) bakmaktadır. Osman Şahin de öykülerinde sade ve anlaşılır bir dil kullanan bir yazar. Türk sinemasında filme çekilen birçok öyküsü de var. Bu kitap ise yazdığı ilk senaryodur. Ben de bu şartlar altında ve fiyatı da makul olunca, fırsat transferi mantığıyla kadroya kattım. Arka kapakta kendisi, şu şekilde anlatmış yazma nedenini; “Bir öykü, tredman (arka kapaktaki yazılış şekliyle bu, doğrusu tretman olacak, Türkçesi “geliştirim senaryosu”.), senaryo, filmi çekecek yönetmen içindir. Senaryoyu sahne sahne, plan plan besleyen, büyüten, canlandırıp ayağa kaldıran yönetmendir. Öykü ve senaryo, yönetmenin yaratıcı yorumundan geçtikten sonra ancak bir anlam kazanabilir. KAN Filminin senaryosunu yayınlamaktaki amacım, bir senarist-yönetmen ayrımının altını çizip vurgulamak değildir; sinemamıza 15’ten fazla öykü vermiş bir yazar olarak yazdığım ilk senaryoyu, saflıkları, yanlışlıkları ve güzellikleriyle kitaplaştırarak okura ulaştırmaktır.” Filmin yönetmeni Şerif Gören, usta bir yönetmen. Tarık Akan ise, hem Haydar Ali (senaryo kitabında Kazım), hem de Seyit Ağa karakterini canlandırıyor. Kanlısı Battal’ı ise Hakan Balamir canlandırmış. Seslendirmeleri de yine usta isimler yapmış; Seyit Ağa’yı Müşfik Kenter, Haydar Ali’yi Engin Şenkan, Battal’ı ise Levent Dönmez seslendirmiştir. Senaryo ile film arasında bariz birkaç fark bulunuyor. Kuma sahnesini ve filmin sonunu Şerif Gören kendi yorumuna göre çekmiş. Bana göre Osman Şahin’in yazdığı hali çok daha güzel. Ancak üst paragrafta aktardığım haliyle ve Osman Şahin’in de belirttiği gibi, amaç senarist-yönetmen ayrımını vurgulamak değil. Sadece senarist ve yönetmen olarak değil de, okuyucu ve izleyici gözüyle bakan birisi olarak, ağır basan tarafı vurgulamak için belirttiğim bir konu. Filmin ve kitabın özeti ise kısaca şöyle: Mahmut Ağa’nın oğlunun sünnet düğününe davet edilmediği halde giden Seyit Ağa, cirit oynayan oğlu Haydar Ali’nin (kitaba göre Kazım) oyununu beğenmez. Atını isteyip oyuna dahil olmak isteyen Seyit Ağa’nın atının kuyruğu kesilmiştir. Töreye göre, üç kıla dokunulmaz der Seyit Ağa; kadının saçına, erkeğin bıyığına, atın kuyruğuna. Mahmut Ağa’yı vuran Seyit Ağa, hiç yoktan (filmde de, kitapta da kuyruğu o hale kimin getirdiği belli değildir) kan davası başlatır. Bu kan davası, dönüp dolaşıp gelir Haydar Ali (Kazım) ve Battal’ı bulur.
KanOsman Şahin · Kaynak Yayınları · 19869 okunma
·
38 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.