Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 23 Temmuz 2020 18:07 Merhaba.
İthaki'nin bilimkurgu klasikleri serisine iyice adapte olmaya başladım. Kadınlar Ülkesi'de bu seriden çıkan 39. kitap. Ağır bir distopya okududuktan sonra (1984) ruhen biraz daha iyi hissedebilmek adına Feminist Ütopyanın ilk örneklerinden sayılan Kadınlar Ülkesi'ni seçtim ve bence çok güzel bir seçim oldu.
Kitabın konusu hakkında olabildiğince spoiler yemeden bu güne kadar geldim. O yüzden bu kadar sevdim sanırım kitabı. Çok önyargılı başlamıştım oysa ki. Bana kalırsa muhteşem bir kurgunun tam içerisine atıyor sizi yazarımız.
Üç arkadaş aynı zamanda keşif meraklısı üç bilim insanı Terry, Jeff ve Vandyck sadece kadınların yaşadığı bir ülkenin varlığından haberdar olurlar. Bu haber onlar için bulunmaz bir fırsattır. Özellikle Terry için. Hemen hazırlıkları yapıp bu ülkeye giderler. Onları muhteşem bir Ülke beklemektedir. Yalnız kabullenemedikleri tek şey burada sadece kadınların yaşıyor olmasıdır. Erkeklerin de mutlaka var olduğu düşüncesi ile araştırma yaparlar ama onları bambaşka bir inanç sistemi, bambaşka bir yönetim, kültür karşılar ve çok geçmeden gerçekleri görürler.
Son zamanlarda yaşanan kadın cinayetlerindeki artış, tacizler, tecavüzler aklıma geldi kitabı okurken. Her ne kadar ütopik olsa da böyle bir ülkenin var olabilme düşüncesi ve bu ülkeye kaçıp gitme düşüncesi zihnimi kapladı. Keşke bazı şeyler mümkün olsa...
#bitigenyorumtavsiyesi dir.