Puan vermedi·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Temmuz 2020 17:23 Ah öyle naif bir eserdi ki, nasıl anlatsam bilmiyorum ! Tam anlamıyla bir edebi eserdi diyebilirim. Goethe'den, Baudelaire'den, Racibe'den, Shakespeare'den ve nice şair ve şairlerden alıntılar, şiirler...
.
Alissa - Jerome aşkı aslında yazarın küçükken yaşadığı aşkının bir nevi temsilidir. Yaşadığı aşkın karakterler üzerinde biçimlenmiş halidir kitap.
.
Jerome 13 yaşında, yanı yaşında bulur aşkı. Yazları gittiği dayısının evinde, kuzeni Alissa'ya aşık olur. Alissa da ona... Buraya kadar her şey normal gözükür. Ama işin bir de felsefi yönü vardır. Jerome bir vaazda İncil'deki "Dar kapıdan geçin..." sözünü duyar. Onun dar kapısı Alissa'dır. Onun için her şeyden vazgeçip, böyle büyümeyi bilir. Alissa için ise asıl hedef Tanrı'ya ulaşmak, erdeme varmaktır ve bunun için aşkından dahi vazgeçişi göze almak ister. İki farklı karakter, iki farklı fikir, tek aşkta birleşince ortaya büyük acılar ve trajik bir aşk hikâyesi çıkar.
.
Okurken size de sorgulatır kitap. Aşk mı, erdem mi ve Tanrı sevgisi için aşktan vaz mı geçmeli. Ne alaka, dedim başta aslında, itiraf etmeli ki; ancak kitapta düşünceler o kadar dengeli, ikna edici ve karşılaştırmalı verilmişti ki kişi kendinden şüphe eder hâle geliyordu.
.
Ha kavuştular ha kavuşacaklar derken, acaba bu yaşadıkları gerçekten aşk mı, aşk nedir, diyorsunuz ve bazen Jerome'ye bazen Alissa'ya hak veriyorsunuz. Alissa'nın kendi benliğinden sıyrılıp Tanrı'ya ulaşmak isteği sanki tanıdık geldi okurken. Tasavvuf ile ilgili fikirleri hatırlattı. Ancak tabi ki, birbirinden olabildiğince farklı kavramlardır.
.
Sürekli yaşadıkları duyguları sorgulamaları anı yaşamalarına engel oluyordu aslında. Sürekli bir rahatsızlık hâli ve kuşku söz konusuydu. Bu da okurken sizi yoran ince ayrıntılardandı.
.
Edebi lezzeti alıp şiir ve güzel sözlere doymak için kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap...