Gönderi

SIRADANLAŞTIRAMADIKLARIMIZDAN MISINIZ?
10/10
·192 syf.··
2020 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2020 06:37
Uygulamaya gir. Kitaba tıkla. Okuma durumunu "okudum" olarak değiştir. Ve kitap bitti...mi aceba? Bir kitabın bitmesi için söyleyeceklerinin bitmesi gerekir. Bu kitap benim için hiç bitmeyecek. Nedir bu kitabı "bitmez" kılan? Üslubu ya da konusu mu? Hayır, pek sayılmaz. Zaten kitabın "konusu" adı altında bir şeyler söylemem mümkün müdür bilmiyorum. Kitabı bitirdikten sonra elim kalem tutabilecek duruma gelince yazmaya koyuldum bu incelemeyi ve bağları henüz çözülmeye başlamış basiretim elverdiğince bir şeyler anlatmaya çalışacağım. Bu kitap, en kısa tabiriyle, toplumdan, rutin hayatlardan, davranış kalıplarından, kitaplardaki tuvalet ihtiyacı olmayan karakterlerden, asık suratlı insanlardan, günlerden, planlardan sıkılmış, (kendi çapında) isyankâr bir "Aylak"ın kitabı. Gördüğümüz, kitap boyunca anlatılan her şeyi onun gözüyle görüyor, onun zihniyle anlıyoruz. Ya da anladığımızı sanıyoruz. Aslında kimsenin bir şey anladığı yok. Yalnızca C.'nin (Aylak'ımız olur) yaşama(?!) serüvenini, arayışlarını takip ediyoruz göz ucuyla. Neyin arayışı peki bu? Birçok şeyin arayışı. Daha doğrusu yalnızca bir şeyi bulmak uğruna her şeyin arayışı. Neyse, o bir şeyden değil de diğer "birçok şey" den bahsedeceğim şimdi. [Öbür türlüsü spoiler (tat kaçıran) olabilir] En başta, toplumdan ayrılmışlığın, dışlanmanın ya da kendini "dışlatmanın"; bu hâlde bu rutin şehir hayatının, bu insanların ve bu akıl almaz düzenin içinde ne kadar hayatta kalınabileceğinin arayışı. (Bir Aylak olarak hayatta kalmaktan söz ediyorum. Diğer türlüsünü herhangi bir insan yapabilir. Yiyecek, barınak, oksijen. Hepsi bu.) Kolayca tanışabileceği ve istediği gibi cinsel isteklerini "giderebileceği" onlarca kadın varken, babasına benzememek, onun gibi bir "kötü adam" olmamak için tüm bu isteklerini bastırmış bir adamın, milyonlarca kadın içinden yalnızca "o" bir tanesini arayışıdır. Sıradanlığın, basitliğin, "herkes gibi"liğin öfkeli bir dışavurumudur. Alışmaya ve alıştırmaya bir tepkidir. Örneğin C., sevdiği kadınlarla hep aynı yerlerde buluşmak istemez. Eğer bir mekâna alışırsa bundan sonra duygularının gerektirdiği gibi değil, "mekânın gerektirdiği gibi" davranmaktan korkar. Ya da günler… Bir çoğumuzun her gün için biçilmiş birer düzeni ve kalıpları vardır. C.'nin de dediği gibi, pazar günleri pazarlık, çarşamba günleri çarşambalık yaşamlarımızı çıkarırız. Oysa bu kısıtlayıcı adlandırmalardan daha mühim şeyler vardır. Mesela en yakın arkadaşınızla ilk tanıştığınız gün "cumartesi" günü değil, "onunla tanıştığınız gün"dür. Her hafta cumartesi gelir ancak her cumartesi önemli biriyle tanışmazsınız. Ve bu hafta çarşamba günü de benim için "öylesine bir çarşamba" değil de "Aylak Adam'la tanıştığım gün"dü. Günlerinizin anlamlı geçmesi dileğiyle...
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
·
34 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel bir inceleme olmuş. Bu kitabı okumayı düşünüyordum zaten, fakat hemen şimdi alıp okuma kararı almış bulunmaktayım.👏🏻😊
Zeynep Hilal
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Faydalı olduğuma sevindim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim 🎈