Selam,
Kuzey Avrupa Rönesansı’nın en önemli hümanistlerinden Desiderius Erasmus’un Deliliğe Övgü kitabıyla geldim.
Erasmus kitabı yazarken önüne geleni hedef almış, öğretmenler, papazlar, ilahiyatçılar, filozoflar, tüccarlar, hükümdarlar, krallar, asiller, kilise, bilim adamları, halk, yazarlar, hukukçular, aşırı dindarlar, azizler ve kendini zeki sayan herkes, kısaca herkes nasibini almış.
Kitap bol yergi, alaylı bir dille eleştiri barındırıyor ancak bunları anlayabilmek için Yunan mitolojisini bilmek ve dipnotları kaçırmamak gerekiyor.
O yüzden, Homeros’un İlyada ve Odysseia kitaplarından sonra okursanız daha fazla zevk alırsınız diye düşünüyorum.
Kitabın yazılış amacı, arkadaşı Thomas More’ u neşelendirmek, eğlendirmek.
Kitabı yazarken, aslında ne kadar zeki bir hamle yaptığını okurken anladım.
Çünkü kendini tanrıça süsü verip, deliliği dişi olarak ele alması, gerçekten de önemli bir dip not.
Bunun nedenini biraz araştırınca karakteri kadın olarak seçmesi bulunduğu dönemde kadınlar ve kadınların sözleri ciddiye alınmadığı için o dönemin despot ve katı kilisesini rahatlıkla eleştirebilmesi taktire şayan.!!
Kitap okumayı seviyorum,
dur bir de Erasmus okuyayım canım diyeceğiniz bir kitap değil Deliliğe Övgü baştan söyleyeyim.
Çünkü, sağlam bir mitolojik ve entellektüel seviye istiyor demedi demeyin.
Sizde gerçekten felsefi metinler okurken, mitoloji okurken sıkılmıyorsanız tavsiye ederim.
Yıllar önce okuduğumda okudum bitti demiş geçmişim.
Şimdi okuyan ben, bir aydır okumak için çaba harcadım. Oku araştır, oku not al vs vs. .
.
.
Kitap bitti ben bitim.
Dilimde MFÖ şarkısı; Ali desidero.
Keyifli musmutlu günler diliyorum.
Sevgiyle kalın hoşçakalın
.
.
.