9/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2020 15:29
Dostoyevski’nin, en son ve en nitelikli yapıtlarımdan biri olan Karamazov Kardeşler Yazarın kendi yaşamıyla pek çok paralellik taşıyan bir eser olması sebebiyle insanlara bu kadar geçmiş klasik bir eser haline gelmiştir. Eser, hem bir aile dramı, hem bir cinayet romanı olarak nitelendirilebilir. 19.yüzyıl Rusya’sında geçen bu eser Bir romandan ziyade pasaj pasaj giden bir deneme niteliğinde ana hikayeden çok yan karakter analizleri ve sorgulamalara dayalı bir tartışma niteliğinde daha çok dini ve varoluşsal sorgulamaların yapıldığı felsefik bir kitaptır. Kitabın ana konusu üç kardeşin, yaşlı bir toprak sahibi babaları Fyodor Pavlovoviç Karamazov arasındaki anlaşmazlıklardan oluşmaktadır. Baba Pavloviç oldukça çapkın bir karakterdir. İlk evliliği sayesinde zengin karısının mallarını üstüne almış ve Dimitri(Mitya)adında bir oğlu olmuştur. Fakat kendisine çok kötü davranılan kadıncağız her şeyi bırakıp gider. Yokluk ve acılar içinde ölür. Pavloviç’in ikinci karısından İvan ve Aleksey (Alyoşa) adında iki oğlu daha olur. Pavloviç’in , ikinci karısıda ona daha fazla dayanamaz ve ölür. (Pavloviç’in meczup Lizaveta’dan gayri meşru Smerdyakov adında bir çocuğu olur. Evin uşaklarına teslim edilir ve evde uşak olarak çalışır. )Dimitri bir dönem askerken tanıdığı Katerina İvanovna adında soylu bir kadınla nişanlıdır ve tıpkı karamozovlarda olan şehvet düşkünlüğü para hırsı onda da bulunmaktadır.Dimitri’nin Gruşenka adlı hayatın çemberinden geçmiş bir kadına tutkusu vardır. İvan karamozov genellikle realist düşüncelere sahip üniversiteyi okurken para kazanmak için gazete ve dergilere yazılar yazan ateist bir karaktere sahiptir. Aleksi ise herkes tarafından sevilen bir dönem manastırda rahip olmak için bulunan karamozovlardan farklı bir vicdana sahip olan biridir. Dimitri ile babası pek anlaşamaz. Sebebi Pavloviç’in Dimitri’ye ait olan mirası ondan saklaması ve aynı zamanda ikisinin de Gruşenka’ya aşık olmalarıdır. ikisi de onunla birlikte olmak ister ve bu istekleri aralarındaki bağların daha kopmasına ve nefrete dönüşmektedir.Bu yüzden aralarında ki çekişme hiç bitmez. Dimitri annesinden kalan mirastan hakkını almak ister. Sadece Dimitri değil diğer evlatlar da babalarına karşı kontrolsüz öfke ve intikam duygularıyla hareket ederler, hikaye babanın öldürülmesiyle beraber büyük oğul Dimitri’nin en önemli zanlı durumuna düşmesi sonrası tüm Rusya’nın ilgisini çeken bir dava süreci ile devam eder. Romanın içinde yer alan “Büyük Engizisyoncu” bölümü romanın kendisi kadar ünlüdür. (328-353.sayfalar)varoluşsal sorgulamanın en çok hissedildiği bu bölümde, İvan Karamazov’un kaleme aldığı makale engizisyon mahkemelerinin kurulmasının meşruiyetiyle ilgili bir metindir. Hikaye onbeşinci yüzyılda geçer. Metnin İncil’den alınan kısmı Hazreti İsa ve şeytanın yüzleşmelerini anlatır. Hikâyeye göre İsa çölde mahsurdur ve bitki kökleriyle beslenmektedir. Şeytan ona  taşları ekmeğe dönüştürmeyi teklif eder. İsa bu teklifi gözü kapalı geri çevirir. Çünkü eğer ekmeği kabul ederse, özgür iradenin bir anlamı kalmayacaktır. İsa’ya göre insanlar ancak aç kalmalarına rağmen inancı tercih ederlerse gerçekten tanrıya inanabilirler . Daha sonra İsa bir kilisenin tepesindeyken şeytan bu kez ondan aşağıya atlayıp ölmeyerek, kendisinin mucizevi bir varlık olduğunu kanıtlamasını ister. İsa bu teklife de kulak asmaz. İnsanlar mucizeye ihtiyacı olmadan, koşulsuzca sevebilmelidir tanrıyı. Ve son olarak Şeytan, İsa’ya yeryüzü krallığını teklif eder. İsa yeryüzünün krallığının, ruhsal bir krallığa göre çok daha önemsiz olduğunu bilmektedir. Bu son teklifi de tereddüt etmeksizin geri çevirir. İvan Karamazov’un makalesi bu anlatımlardan yola çıkar. İsa bu reddedişleriyle, özgür bırakılamayacak kadar kötü tabiatlı olan insanı serbest bırakmıştır. Ezilenleri ve inananları derin acılara terk etmiştir. İvan Karamazov her şeyi anladığını ama küçük çocukların yeryüzünde yalnız olduklarından dolayı çektiği işkenceleri ve acıları kaldıramadığını kardeşine itiraf eder. Bu noktadan yola çıkarak engizisyon mahkemelerinin kuruluş nedenini yeniden yorumlamaya çalışır. İsa’nın reddettiği 3 teklifin de ağır bedelleri olduğunu gören insanoğlu Engizisyon mahkemelerini kurarak İsa’ya isyan etmektedirler. Çünkü onlar olmazsa yeryüzünde kan gövdeyi götürecek, insanlar ve çocuklar birbirlerinin canlarına kastedeceklerdir. İşte, İvan Karamazov  Engizisyon mahkemelerinin tam da bu yüzden yaratıldığını düşünmektedir; insanlara ekmek vererek kendilerine bağlayacak, aldatmacaları mucize gibi göstererek insanları kandıracak ve gökyüzü yerine, yeryüzü krallığını tercih edeceklerdir. Bütün bunlar olmasaydı daha iyi bir düzen mi oldurdu?  İsa yeryüzüne inmiş ve İspanya’nın Sevilla şehrinde mucizeler yaratmaya başlamıştır. O sırada Engizisyon Mahkemesi Başkanı bunu fark eder ve İsa’yı bir hücrede alıkoyarak o uzun sorgulamasına başlar. İsa’nın bu şekilde insanları Özgür iradesine bırakmanın insanları kaosa sürüklediğini dünyadaki kötülüklerin sebebi olduğunu söyler. İnsanları özgürlüğünü elinden alıp günahlarını affedip onları bir nevi rahatlattıklarını söyleyerek ruhban sınıfı olarak engizisyonu ve mahkemeleri meşrulaştırmalarının sebebini bu duruma bağlar.
Edebiyat
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,3bin okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.