Puan vermedi·57 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Temmuz 2020 22:09 Sevim Burak'i tanimak adına güzel bir eser. Hayatı, yazarlık serüveni, eserlerine dair bilgiler icermenin yanında.Dönemin elestirmenleri tarafindan Sevim Burak adina yazilmıs elestiri yazilari da eserde yer almaktadır.
Selim İleri, “Yanık Saraylar Ü zerine”de, Sevim B urak ’ ın hik â
yelerinde hüküm süren kargaşalığa dikkati çeker. Hiçbirinin başı
ortası sonu yoktur, konusal öğeleri darmadağınıktır. Bu kargaşalı-
ğı onun hikâyelerinde bildiğimiz biçimlerde yapılanmış, düzenleyi-
ci bir zam anın olmayışına bağlayabiliriz belki. Sevim Burak’ın z a
manı gerçekten de başka birzamandır. Kuşaktan kuşağa geçen ha-
tıraların birbirine karıştığı, Tevrat'ın zamanıyla Zem bul’ün, yazarın
ya da Beckett’in zam anının iç içe geçebildiği, yan yana durabildiği,
ölüm anları dışında ölçüye vurulamayan yekpare bir zamandır bu:
Hikâye zamanı ya da imgelemin zamanı.
Yanık Saraylar zam an üzerine bir hikâyeyle biter: “İki Şarkı -
diğer adıyla Ö lü m Saati” Bu hikâyede, kargaşalığa bir d üzen ver-
mek istercesine, zamanı ölçüye vurur Sevim Burak, ya da buna yel-
tenir ama zaman ölçüye gelmez, ya dağılır ya da mekanik bir şekil-
de ilerler:
“Yalvarırım Beyefendi saatiniz kaçı gösteriyor?
Saatin 1 d i r - 2 dir - 2 buçuktur
Üçü çeyrek geçiyor
4.30
Dörde çeyrek var
5 tir
Altıdır
Bu gün ayın kaçıdır?
Bu gün ayın 9 udur
Bu gün ayın 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 sidir”
Hikâye zamanın bir tek şeye göre varolduğunu sezdirir: Ö lü-
me göre. İnsan yaşarken zamanın bütününü yaşar. Ölçü ölümdür.
Sevim Burak 30 Aralık 19 8 3 ’te 52 yaşında öldü. Ç o k genç öl-
müş olmasaydı, yazmaya devam etseydi, kargaşalık hâlâ devam
ediyor olacaktı.