Gönderi

yok edin insanın insana kulluğunu..(!)
Puan vermedi·174 syf.··
2020 89. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2020 16:34
Kitabı Mesnevî incelemesini ( #60403786 ) yapacağım sıralarda dönemin toplumsal yapısını anlamamda alternatif kaynaklar ararken bulmuştum. Ne kitabı ne de yazarı daha öncesinden tanıdığımı söyleyemem. Tek ortak noktamız kitabı için yardım aldığı yazarlardan Mikail Bayram hakkında benim de bir kaç yazı okumuş olmam. Tanıyanlar varsa zaten tarihe adını yazdırmış bazı önemli kişiler hakkındaki "aykırı(!)" düşüncelerini de bilirler. Çok fazla eleştiri almış olan birinin desteği söz konusu olunca bu kitap için de yazarımız giriş kısmında, eserinin sadece toplumsal bir inceleme olduğu, bilimsel bir sav içermediği hususunda özellikle uyarıda bulunmuş. Tahmin edersiniz ki kendisi de içinde yer alan bazı ifadelerden dolayı ziyadesiyle eleştirilmiş ve hatta TRT Belgesel kanalında yayınlanan programında Nazım Hikmet Ran 'ın Şah İsmail ile ilgili yazdığı bir dörtlük de sansürlenmiş..! Velhasıl eserimiz 13. yy Anadolu toplum yapısını ve hatta öncesinden itibaren süregelen sistemleri ele alarak, insanın nasıl bir evrilme süreci yaşadığına ışık tutma gayretine girmiş. Toplumu aristokrasi, burjuvazi ve proletarya şeklinde sınıflayarak; yapı, bilinç, örgütlenme, kültür ve hüküm sürdüğü çağlar olarak hem şema ile hem de detaylarla incelemeye çalışmış. Ziyadesiyle sosyolojik bir değerlendirme sunarak birçok isime de atıfta bulunmuş. Yazar diyor ki: "Bu kitap, Rönesans öncesini neredeyse bütünüyle yok sayan "Batı merkezci" anlayışa karşı, 300 yıl daha önce Anadolu'da oluşan toplumsal başlangıcın kültürünü ve kaynaklarını anlama denemesidir." Bu sebepten, kitabın içinde; Yunus Emre, Mevlana, Hallacı Mansur, Şems, Nasreddin Hoca, Hacı Bektaşî Veli, Ahilik, Selçuklular, Moğollar, Osmanlı, Bizans derken Anadolu'da kim hüküm sürüp, nefes alıp da ilmini, fikrini, zikrini yaydıysa hepsinin birbiri ile olan bağları aşikar edilmiş. Yazar özellikle Tasavvuf ve Ahilik arasındaki farkı; birinin sadece dünya için, iş için var olduğunu ötekinin ise sadece ahiret için yaşayıp dünyayı boş verdiğini ifade ederken, acaba İslâm'ın yarın ölecek gibi ahiret için, hiç ölmeyecek gibi dünya için çalışın düsturunun da ayırdına varmış mıdır bilmiyorum. Ama bunlar yetmemiş yazar geçmişin izlerini gelecekte de sürerek tüm bu toplumsal hareketliliği başka hiç örnek kalmamış gibi sadece "Gezi Olayları"na bağlayarak genel(!) bir analiz yapmaya çalışmış..! Olmuş mu¿ buna siz karar verirsiniz. Sözün özü yazarın; Anadolu'daki toplumsal başlangıcın kültür denemesi olarak ele aldığı bu eserde geleceğe ışık tutacak ulus/millet anlayışına temel oluşturan yönetim sistemlerini ve dinlerin bu bağlamda hem fikirleri hem de eylemleri şekillendirmesini farklı görüşlerin desteğiyle okuyabilirsiniz. Gerçi eğer ki bir toplumsal hareketlilik konusu işliyor ve amaç olarak sadece dönemlere göre toplum yapısındaki değişimi ele alıyorsa bir yazar, tarafsız bir söylemle bunu gerçekleştirileceğini bilir, bilmeli(!). Kitapta dikkatimi çeken bir görseli de buraya bırakıyorum: hizliresim.com/smRwgC Keyifli okumalar...
Edebiyat
13. Yüzyıl Anadolu DevrimiÖmer Tuncer · Bilim ve Gelecek Yayınevi · 201717 okunma
·
3 +1'leme
·
83 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.