·136 syf.····Okunma: 05 Ağustos 2020 14:10 "İnsan kendi seçimlerinin sahibi değildir."
"Bir makinayla, bir karıncayla, bir kediyle farkımız var mı? Hiç sanmıyorum."
"Kendi irademizle yaptığımızı sandığımız tüm seçimler kendi hazlarımız ve kendi ruhani rahatımız içindir."
Peki bu hazları ve rahatı seçmek bizim seçimimiz olmuyor mu diye sormak istiyorsunuz:
"Hayır, bize haz veren ve rahatlatan tüm bu durumlar dış etkenlerle oluşmuştur. Bize bunları seçtiren o yalancı 'irade' de eğitim ve yine dış etkenlerle oluşmuştur."
Peki ya eğitim?
"Doğduğumuzdan beri çevremizde gördüğümüz ve bize empoze edilen her şey. Ha bir de genetik. Bir insanın geninde mutlu olmak varsa onu hiçbir üzüntü, ölüm, acı mutsuz edemez. 'Genel' bir mutsuzluk veremez."
Bunlar doğru olsa bile bir insana böyle olduğunu söylemek büyük kaoslara yol açmaz mı?
"Hayır. İnsanoğlu yaratılışı itibariyle egoist, bencil ve gururlu bir varlıktır. Asla buna inanmayacak ve rahatını bozmayacaktır."
.....
Evet. Benim için kitap bunlardan ibaretti, ana fikir de buydu. Bu anlattığım kısım 136 sayfalık kitabın en fazla 30 sayfasıdır. Bu nedenle kitapta çok sıkıldım. Konuyu çok basit bir anlatıma indirgemiş, bir fikri 5ten fazla tekrar etmiş ve çok fazla örnek vermiş. Bir örnekte anlayabileceğimiz hatta örneğe gerek duymayacağımız çoğu düşünceyi mark amcanın bu kadar uzatması beni rahatsız etti. 136 sayfalık bir kitaptaki çıkarımların 1 sayfa bile etmemesini beklemiyordum. Ama anlattıklarının kalitesine diyecek bir şeyim yok. Benim de aklım çelindi, bir nevi genç adam gibi oldum. Ama onun dediği gibi, bencil, gururlu bir insanım. Makine olduğumu kabul etmektense başıboş biri olduğumu düşünmeyi yeğlerim. İyi okumalar