Öncelikle bu kitap size elinize aldığından beri büyük şeyler vaat etmiyor. Ve siz de haliyle büyük bir beklenti ile başlamıyorsunuz. Ben de büyük beklentilerle olmasa da kafa dağıtmak amaçlı başlamıştım. Sizi hayatın içinden çekip çıkaran ve kendi satırları arasına sokan bir kitap diyebilirim bu kitap için. Kitap romantik kitaplarım arasında (çok yok ama neyse) sevdiklerimden biri oldu. Size değişik bir konu vaat etmese de yaşamın içinden, sakin, düşük tempolu ve en önemlisi eğlenceli bir hikaye içerisine sürüklemekte.
Beni bu kitapla ilgili en çok şaşırtan şey iki ana karakterimizin de birbirlerine yakın bir ilişki içerisinde olduklarının bilincinde olmasına rağmen ilişkilerine tam olarak bir ad koymamaları. Kitabın sonuna kadar tam olarak bir fikirleri yok birbirlerinin duyguları hakkında. Ama ben bundan hiç mi hiç şikayetçi değilim. Hatta tam tersine daha orjinal olmuş.
Eğer siz de “Seni seviyorum.” gibisinden cümlelere değil de içten bir ilişkiye, bunu gözlerin anlatmasına önem verenlerdenseniz. Bu kitap size göre.
Biz bizi yakıp kül edecek bir aşk istiyoruz. Çünkü bu bizim hikayemiz.
Okuyacaklara ben de büyük umutlar vaat etmemek ile birlikte orjinal ve akıcı bir kitap olduğundan dolayı 8/10 puan veriyorum. Şimdi beden 10/10 demedin demeyin diye söylüyorum. Ben genelde 10/10 olması için bir kitaba kusur bulamamalıyım. Ve bu kitabın kusursuz olduğunu iddia edemem. Kusurlarıyla güzel bir kitap bu.
İkinci kitabını merakla bekliyorum.
Çok uzun yazmamışımdır umarıım. Okur kalın.