Puan vermedi·232 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Ağustos 2020 14:35 Insanoglunun doymak bilmeyen isteklerini 1910'lu yilların İstanbul'unda sehrin en kalantor üç kuşağı Naim Efendi, damadı Servet Bey ve torunu Seniha’nın hikayesidir.
Bir dönem romanı, batilılasmayı anlatiyor demek yerine insanoğlunun sınırsız isteklerini ve kusaklar arasi farkliliklari anlatiyor demek bana daha uygun geliyor.Bu duygular insanoglunun içinde hep var.
Benim bu romandan cikardığım hisse; ben hicbir zaman yazın adada köşkde, kışın yalıda hanlardaki dükkanlarimın kiralari ile bir hayat süremeyeceğim. Ama insan ister istemez özeniyor tabii. Günumüzde kim bir Sabancı bir Koç ailesinin ferdi olmak istemez ki. İşte cok özendiğimiz bu ailelerinin yasamlarinında aslında cok mutlu olmadığıni cilenin sıkıntının insanın olduğu her yerde var olduğunu, mutlulugun insanin yaşadigi ortam ve sartlarda iktifa edip sebat etmesinde oldugunun hissesi kaldi bana da bu hikayeden geriye.
Konak kiraya veriliyor mu? Neden veriliyor sorularin cevaplari daha önce okuduğum Zülfü Livaneli'nin Leyla'nin evi hikayesindeki gibi. Çünkü anlatilan duygular genel gecer her devirde var olanlar.