İnsanlığa Son Çağrı!
Evet, insanlığa din, dil, ırk ayırmadan tüm insanlara yapılmış bir çağrı ‘’yavaşlayın’’!
Bir durun ya bir durun nedir bu acelemiz nereye koşuyoruz hangi amaç bizi içinde bulunduğumuz anın tadını ve rahatlığını yaşamaktan alıkoyuyor. Neden durup doğayı ve insanları izlemeyi tefekkür etmeyi denemiyoruz.
Daha kitabın önsözünde yazar dürtmeye başlıyor sizi kaldır kafanı ekranlardan hatta bazen kitaplardan dur ve dinle kendini, duygularını sen bir robot değilsin. Kendimizi kaybettiğimiz o ekranlar, arabalar teknolojinin ilerlediği insanlığı robotlaştıran her şeye ve en önemlisi paraya olan bu bağlılığımız ve rekabetimizin sonu nereye gidiyor.
Birçoğumuz farkındayız aslında ne kadar hızlı yaşadığımızı her gün geçtiğimiz yollarda ki nesneleri bile fark etmeyecek kadar körleştiğimizi. Peki, ne zaman kendimize bir DUR deyip uzun bir yürüyüşe çıkarak kendimizi dinleyeceğiz.
Ben dinliyorum ve düşünüyorum, yaşımın kadını mıyım, bilmem gerekenler ve yaşadıklarım yaşımın verdiği olgunluğun üstünde mi altında mı? Peki ya on yaşında ki yeğenimin ‘’istediğim tableti almazsanız intihar ederim’’ demesi o yaşta ki bir çocuğun cümlesi mi… Ya evde varlığına tahammül edemediğimiz geçmişimiz, çocukluğumuz, anılarımız ve varlığımızın emektarları olan yaşlılarımızı koca evlerimizin bir köşesine sığdıramayışımız. Onları kabul etmemekle aslında neler kaybettiğimizi bilememek.
Kitabı okurken fark ettim de meğer ne kadar boş ve anlamsız bir ömrüm var. Neyse ki hala geç sayılmaz.
Okunup okutulması gereken bir kitap istifade edebilene.